zirveyi düzenleyen yazarları tebrik etmek gerekiyor. çünkü organizasyon olarak başarılıydı ve aynen planladıkları ve söz verdikleri şeyleri yerine getirdiler. zirveye gitmedim, lakin gidenlerin memnuniyetinden bu sonucu çıkarmak mümkün. bir kişi de zirvenin organizasyonuna laf etmedi.
zirvenin yapıldığı program olaylı geçti. yeşim salkım'ın çirkefliği, ismail yk'nın gerçekçi söylemlerinin sindirilememesi, aylin aslım'ın müzik konusundaki "haklı" sıkıntıları ve okan bayülgen'in misafirlerini ve ortamı kontrol altına almaya çalışmaktaki uğraşı... tüm bunlar programın stresli geçmesine sebep oldu. yine de katılanların bir şeyler kazandıklarına inanıyorum. ama bu asla "yhaa yeni zirve kankası da edindik negsel oldu" şeklinde olmamalı. hele ki zirvelerin sanatla bağdaştırılmaya çalışılması hayli komikti.
o programda çok önemli olan ve kabul edilmek isteyen türkiye gerçekleri konuşuldu. programı izlerken bir kez daha anladım ki, insan belli bir konuda eğitim alarak, en azından, kendi dünyasına hakim olamıyor. kendini ifade ederken, dünyadan bağımsız göstermeye çalışınca hiç olmuyor. kişisel çıkarlarını hesaplarken ve buna göre hareket ederken, ben bu değilim, şöyleyim demekle de asıl amacını saklayamıyor.