pardon lan karıştırdım! fransa seyahatlerimin ne denli sık gerçekleştiğini bilirsiniz. yine o seyahatlerimden birinde paris'in değil, fransa'nın değil, dünyanın en güzel caddesi olan şanzelize'de eski sevgilim melis'i gördüm. utandım eğildim hemen. kıçımın çatalı gözüküyormuş anladım, kalktım sonra. elimdeki le porta'yı çöbe attım. yanına gidip, ağzımdan; "melis tavşan louri'yi çamaşır sepetine atıp üzerine işediğim için özür diliyorum" cümlesi döküldü azımdan. "bu sözlerinde samimi misin?" diye sordu. sonra bir süre tartıştık ayaküstü.
"istiklal caddesi'nde de gördüğümde aynı tartışmaları yapıyoruz, ne bokuma şanzalize'de karşılaştık ki?" diye hayflandım kendi kendime. püüü hiç romantik değil!