daha 17 yaşındaydı, onun da hayalleri vardı. illa dünyayı kurtarmaktan bahsetmiyorum sinemaya gitmek mesela, çocuk sahibi olmak ya da öğretmen olmak. ama o kendince tam bağımsız bir Türkiye için mücadele vermeyi seçti. iyi mi yaptı, kötü mü yaptı tartışılır ama bedeli hem onun için hem türkiye'nin hukuk düzeni için ağır oldu. nitekim 17 yaşındaydı ve koskoca türk halkının gözünün içine baka baka idam edildi. kısaca erdal eren, sezen aksu'ya şu dizeleri yazdıran bakışlara sahip talihsiz geçti;
Bir söz bitişi gibi son buldu sevişler.
Bir yaz güneşi gibi eritir bu terkedişler.
Bir an duruşu gibi ömrün bitişi gibi,
Veda ederken aşk ateşi gibi söner iç çekişler...
Amman amman yandım amman
Acı yüzler kurşun gibi izler
Son bakıştaki o gözler kaldı aklımızda. **