orijinal adı sistine chapel olup, çoğunluğu michelangelo tarafından incilden seçmece olayların freskolarıyla donatılmış, adını devrin papası pope sixtus ıv della rovere'den alan şapeldir. içine girene kadar tüm vatikan müzesini talan etmek zorunda kalırsınız. ha fena mıdır bu, değildir, sanat dolarsınız.
fakat sistine şapeline girdiğinizde taşmanızın zamanı gelmiştir. bunu yapan insan olamaz dersiniz tavana bakmaktan boynunuz ağrırken, ağzınızdan salyalar akarken. başınız döner, oturup sakin sakin izlemek istersiniz. gönül ister ki, yere sere serpe uzanıp, bu sınırları zorlayan eseri izlerken uyuyakalasınızdır. ama o kadar doludur ki her seferinde, oturacak yer bile bulamazsınız. etrafta flaşlar patlarken, ellerini birbirine vurarak "no photooo, no videooo!" diye çığıran görevliler görürsünüz. kendinizi lise yıllarınızda, sınavlarda hissedersiniz koca koca adamları görevlilerden gizli bir şekilde fotoğraf çekmeye çalışırken yakalayınca. sırıtırsınız, hayran olursunuz, bakmaya doyamazsınız. sizi içine hapseder bu sistine şapeli. işin kötüsü de bir daha çıkmak istemezsiniz. çıksanız da orda kalırsınız bir süre.