bu kepazeliği yazanı ve bu kepazeliği buraya ekleyeni yere yatırıp ölene kadar neden bağırta bağırta sikmeliyiz?
çünkü onlar, kendilerini refaha kavuşmuş zengin bir ülkenin elit yurttaşları zannediyorlar,
çünkü onlar, kendileri gibi olmayanları ötekileştirip açlığa, sefalete ve dağa çıkmaya mahkum ederek milli duygularını ve bu duygular üzerinden ulusal ekonomilerini döndürüyorlar.
çünkü onlar her yıl toprağa yatırılan 400 milyar doları doğuya, eğitime ve kalkınmaya harcamak yerine silaha ve tsk'ya vererek bu ülkeyi sivillerin ve seçilmişlerin değil, bu ülkenin hükümeti, başbakanı ve cumhurbaşkanıymış gibi davranan memurunu yani askerini ağalaştırıyorlar.
çünkü onlar batılılardan öğrendikleri kavramlarla batıya düşman doğuya ise yabancılaşmıştır.
çünkü onların medya babalarının işine gelecek duygusal lokmalarla besledikleri medya araçları ile beyinleri yıkanmıştır, ömürlerinde birkez bile olsun doğuya gidip orada yaşamışlardır ya da bir dağ başında öğretmenlik yapan yurttaşlarının dertlerini dinlememiş birkez bile olsun oraya bir kitap bile gönderememişlerdir.
çünkü onlar, oturdukları yerden dünyadaki sefalete açlığa gözlerini kapatmışlardır.
çünkü onlar, bugüne kadar ülkelerindeki düşük yoğunluklu savaşı bir insanlık meselesi olarak değil bir "siz biz" yarışına dönüştürerek bir nev-i spor maçı izler gibi her sabah haberlerde ölen askerlere ve kürt çocuklarına kah bizden kah onlardan diye zaman zaman sevinmiş ya da üzülmüşlerdir.
çünkü onlar, insanlık onurunu ayaklar altına alan görüntüleri uygulamaları ve tüm bu hadiseleri gören ve bunun kabul edilemez bir insanlık ayıbı olduğunu söyleyenlerin mücadelelerine ve barış umutlarına da musallat olarak aslında bir insanlık suçu işlemişlerdir.
çünkü onlar, içi doldurulmuş birer ceset yığını gibi ucuz burjuva lafları ile beyni sulandırılmış, histerik duygularla ve savaş çığırtkanlıklarıyla ancak ayakta durabilen ve esasında varlıkları da ancak ve ancak savaşlara ve kana bağlı olan bunun için savaşın kendi istedikleri gibi sonuçlanmasını ve bitirilmesini istemelerine rağmen sonucu her ne olursa olsun savaşın bitmesi halinde dayanaksız desteksiz kalacak, erke dönergeci gibi uyduruk dönüşüm programlarına ihtiyacı olan şizo-patolojik kısacası hastalıklı zihinsel işleyişleri olan anti-sosyal kişiliklerdir.
çünkü onlar, dünya'ya ve komşularına yabancı, kökenlerinden kopartılmış, ucuz birkaç modern kavram ile beton yaşama ve bilgisayara mahkum edilmiş çağımızın en aciz ve tüm filozoflarca ucube olarak gösterilen, düşünemez kan torbalarıdır, ceset yığınlarıdır.