konu hakkında itimat ettiğim bir dilden olabilirliğini destekler yönde bir hikaye duymadım. ortalarda dolaşan bir şehir efsanesi bile duymadım. ilk defa demin sözlükte okudum ve osmanlı döneminde türediğini düşündüğüm bu rivayeti iğrençliği bir tarafa tutarsızığı cihetiyle aklım kabul etmedi. senelerdir osmanlı ve sonrasında türkiye, misak ı milliyi geçersek iran gibi über muhafazakar topraklarda yaşamakta olan, sayısı kayda değer derecedeki bir topluluğun böyle ekstrem derecede aykırılık ile varlıklarını sürdürebilmeleri ve hatta birliklerini muhafaza ederek bütün gelenek ve ritüelleriyle süregelmeleri bana imkansız geldi. yetmiş milyonluk nüfusta beş bin, on bin* arası sayılarda bulunmakta olan satanist bir grubu aklım kabul eder ama sayıları beş bin, on binden kat kat fazla olduğu aşikar, ne olduğu önemli değil, böyle bir ritüele sahip bir topluluğun kahir ekseriyetteki insanlarla beraberce şimdiki gibi, bu derece normal bir şekilde varlığını aklım kabul etmez. inanmıyorum ama önceden yapanlar olmuşsa bakınız: belhum adal