suç ve ceza kavramlarını kavramak hayli işimize yarayacaktır. cezanın amacını kavramak ise yolumuza ışık tutacaktır. cezanın önleyici ve ıslah edici yönleri vardır. her şeyden önce ceza bir insana çektirilir. suçu ne olursa olsun insanlıkla bağdaşmayacak muameler ise cezadan ziyade işkencedir. hal böyle iken ceza çekemeyecek bir duruma gelmiş insanın salıverilmesi gayet normaldir. çünkü suç olan fiiller toplumun yüreğinin soğuması için değil, toplum düzeni için bu şekilde cezalandırılır. objektif yaklaşımı elden bırakmak ise tabi ki toplumu ziyana sürükleyecektir.
diğer taraftan bunu bir kahramanlık olarak nitelendirmek ise apayrı bir olaydır. kendisi grevler, eylemler, direnişler neticesinde ve ya suçsuzluğunun anlaşılması sebebiyle değil durumunun vehameti sebebiyle affa uğramıştır.
eğer direnerek içerden biri çıkartılsaydı içerde kimse kalmazdı. hastalık etkenini göz ardı ederek devrimci çığlıklar atmak biraz şakacı bir tavır gibi duruyor.
peki gidenler ne olacak? geri getirilecek mi?
hayır. tabi ki hayır. ceza geri dönüştürücü bir fiil değildir. amacı farklıdır.
akıl hastalığına tutulanların cezalandırılmamasındaki amaca mesela bir göz atarsak cezanın bir etki etmeyeceğinin düşünülmesinden kaynaklandığı görülecektir. kapiş?