Rivayet edildiğine göre Süleyman Peygamber, cinlerin taşıdığı tahtıyla yeryüzü üzerinde uçarken Uludağ'ı ve Bursa Ovası'nı görür. Yanındaki veziri Asaf'a hayıflanarak 'Şu muhteşem güzellik içinde bir şehir olsaydı keşke temaşa edecek, anlatacak insanlar olmadıktan sonra güzellik neye yarar' der. Bunun üzerine cinlere emir verilir ve hummalı bir çalışmayla şehir kurulur. Hatta Hz. Süleyman, Belkıs için harikulade bir saray da yaptırır kentte. inşaat faaliyetleri bitince yine uçan tahtıyla Uludağ'ın üzerine gelen Süleyman Peygamber'in yanındaki veziri Asaf, ayağının altında uzanan dağ, ova ve kentin gönül alıcı cazibesine tutulup 'Cennet burası' diye haykırır. Bir zaman sonra kente 'Cennet Bursa' adının verilmesinin nedeni de işte bu olaydır.
Bursa ve Uludağ adını taşıyan bu eser, Bursa'nın tarih ve kültürüne ilişkin, gelecek kuşaklara ulaşacak anlamlı ve kalıcı bir katkıda bulunmak üzere, il Özel idaresi Kültür ve Turizm Dairesi Başkanlığınca yayımına başlanan Yeşil Şehir Kitaplığı düzüsünün ikinci kitabıdır. Dr. Osman Şevki Bey tarafından hazırlanan eser, adının da ele verdiği gibi,1920'li yıllardaki Bursa ve onun ayrılmaz parçası Uludağ hakkında kapsamlı ve doyurucu bilgiler içermektedir.