zamanında bir müzik grubunun üyesi olarak meşhur olmuş kişi.
bizim ülkenin gelenekleri, toplumsal tepkileri, bireylerin genetik kodları modern ülkelere göre değişik işliyor, buna eyvallah da bazen hakikaten boku çıkıyor. ercan efendi, ülkenin önemli camialarından birine küfür etmiş, karşısındaki metin ağa da buna katılmış.
yorumlara bakıyorum; -erkek muhabbeti, -sen hiç yapmadın mı hacı?, -hergün aramızda yapıyoruz di mi muhittin? gibi hakikaten fanatikliğin bokunu çıkaran yorumlar.
lan dallama; sen benimle, arkadaşınla bu yorumları yapıyorsun da senin görevin, işin, sosyal konumun ne, senin bireysel küfürünün türk spor camiasına etkisi ne? senin küfürün en fazla aynı tertip bir küfürle karşılık görür, karşılıklı ayarlarla da konuyu tamamlarsın.
adam hürriyet'in spor müdürü lan. bu ülkede medya yönlendirmesinin, medya manipülasyonunun, siyasetten spora kadar son derece etkili olduğunu herkes bilir. medya baskısıyla hakem atayan federasyonlar, bu baskıyla cezalar veren ya da veremeyen ceza kuralları, bu baskıyla gaza gelip kelle isteyen taraftar grupları olduğu da gayet bilinen gerçekler.
bu baskıyı oluşturabilecek bir yayın organının spor sorumlusu olacak adama, etik olarak zaten böyle bir görev verilmemesi lazım ama bu ülkede; iş, siyaset, spor mecralarının hiçbirinde ahlak olmadığı için gayet normaldir. anormal olan bu görevdeki adamın böyle aleni bir şekilde büyük bir camiaya küfür ettikten ve aşırı fanatikliğini belgeledikten sonra bile o görevde kalabilmesidir.
ama nasıl diyordur son mavi reklamı, burası türkiye; her minareye uygun bir kılıf bulunur, olmadı; yaratılır.