ankara şehir terminali işletmeleri nam-ı diğer aşti. bir ucu terminal bir ucu dikimevi olan ankaray metrosu götürür sizi oraya * dikimevinden topladığı yolcuların büyük çoğunluğunu önce kızılay'da bırakır ve bir o kadarını da alarak yola devam eder. terminale gelindiğinde ise siz ona o da size veda eder ve terminalin uzun yürüyen merdivenlerine atarsınız kendinizi. borazan gibi çalan ama kimsenin takmadığı o x-ray cihazlarından geçersiniz ve kendinizi çığırtkanların içinde bulursunuz. o terminalin kokusu ki ne kadar da tedirgindir. peronları sayarak bulursunuz yerinizi. sonra beklemeye koyulursunuz. sigara yasağını hatırlatan anonslar ise hiç eksik olmaz o nam-ı diğer aşti'de. etrafınıza baktığınızda bir şehir mozaiği görürsünüz. hayır hayır bir ülke mozaiği görürsünüz. en tipik o. çocuğunu da görürsünüz mazlum bir anadolu insanını da, kimisi uzanmış yatıyordur üç kişilik banklarda, kimisi tespih sallayıp etrafı yamuk gözlerle kesiyordur, kimisi valizine sarılmış gideceği yeri hayal etmekte. çay, neskafe hizmetini ise hep aynı yüz ifadesine sahip orta yaşlı insanlar sürdürmektedir. otobüsün kalkmasına son 10 dakika vardır ki o 10 dakikanın anlamı bir dal sigaradır. vakit geldiğinde sigaranın dumanı gibi siz de oralardan uçup gidersiniz. ankara yine aynı ankara olarak kalır.