ahmet haşim

entry211 galeri
    68.
  1. ahmet haşim'in en büyük kırgınlığı, devletçe kendisine önemli bir iş verilmemesi imiş, derler. hakkı da yok değil, o kuşaktan nerdeyse bütün yazarlar, şairler, büyükelçi, milletvekili yapılmadılar mı? ona ise reji'de, düyun-u umumiye'de görev, güzel sanatlar akademisi'nde öğretmenlik verilmekle yetinilmiş. adamcağız oralarda da pek rahat edememiş anlaşılan.

    ahmet haşim'in öldüğü gün, türk ocağı'nda mı, yoksa üniversitede mi, bir toplantı düzenleniyor. kürsüye bir vazonun içinde karanfil koymuşlar, adam 'karanfil' şiirini yazmış ya, ondan. derken o zamanki öğrenci derneği başkanı (sonra milli eğitim bakanı oldu) tevfik ileri, ağlayarak kürsüye çıkmış, "şiirlerini pek bilmem ama, bu büyük ozanımız açlıktan öldü" demiş. bunun üzerine nurullah ataç söz almış, çıkmış kürsüye, elinin tersiyle karanfilli vazoyu bir yana itmiş, "ahmet haşim yalancı dolmadan gitti" demiş.

    yahya kemal haşim'den konuşurken, "arap haşim" dermiş, bağdat doğumlu olduğunu anıştırarak. osmanlı tarihini ayrıntılarına dek incelemiş olan yahya kemal, memurların bu koca imparatorluk içinde gezinip durduklarını nasıl bilmez! "türk olmamak" ise suç değildi. öyleyse amaç ne? dil dalaşı.

    ama ahmet haşim'de bir yazısında (bu yazı paris'te fransızca olarak basılmış, çok sonra türkçe'ye çevrilmiştir) yahya kemal için, "arnavut asıllı bir aileden, üsküp'te doğan..." der.
    1 ...