üzerinden 5 yıl da geçmiş olsa acının hala ilk günkü gibi kalmasıdır.
bir daha hiçbir şeyin eskisi gibi olmamasıdır.
dört gözle beklediğiniz doğumgünlerinden,kep törenlerinden nefret etmenizdir.
konu babaya gelmesin diye yeni insanlar tanımaktan kaçınmaktır.
herkesin deşmeye çalışmasına karşın sakin,sabırlı olmaktır.
ancak ve ancak rüyada buluşmaktır.
kız çocuk olmanıza rağmen "Babam ve Oğlum" filmini ağlamaktan tükenerek izlemektir.
herkese güçlüyüm imajını çizmektir.
"üzülme ya boşver,ölenle ölünmez,hepimizin gideceği yer orası zaten" gibi konuşanların kafasına bir vazo geçirmek istemektir.
her şarkıda,her şiirde,her yazıda onu hatırlamaktır.
başınızda sizi koruycak birinin olmamasıdır.
bilmediklerinizi sorabilicek birinin olmamasıdır.
mezara her gidişte ilk defa gitmiş gibi kötü olmaktır.
ne kadar zaman geçerse geçsin bi türlü inanamamaktır.
özel ilişkilerde çok başarısız olmaktır.
atılan her adımda, "acaba babam da böyle ister miydi? ya da şöyle mi yap derdi?" diye çelişkiye düşmektir.
sürekli "neden ben"? dedirten bir durumdur.
artık o şehirde yaşayamamaktır.
hayatın darmaduman olmasıdır.
ölmeyi istemektir,ama sonra onun istediği gibi,ona layık bir evlat olabilmek için bu saçma hayata katlanmaktır.
gözyaşlarını içine akıtmaktır.
bitmiş bir hayat yaşamaktır...
cennete gitsin diye deliler gibi dua etmektir.
babanın olmaması,insanı tüketir arkadaşlar kısaca...