ekimde ölmek başka bir güzel olur. soğuk beden bir o kadar soğuk toprağa bırakır kendini ve bir o kadar soğuk toprak örter üstünü. yağmur gün sektirmeden yağar ince uzun. bıraktığın karanfiller geri döndüğünde can almışlardır, cana bürünmüşlerdir. ulaşır kökü dipte yatan bedene. ekimde ölmek hiç durmayan gözyaşıdır. hangi kapı açılsa seni arar gözler, yerde terlik, duvarda resim. yaslanacak omuz arar, omuz devrilir...
ekimde ölmek en güzel ölümdür, bir de tarih onsekizi, gün cumartesiyi, vuruyorsa acımasız akrep yelkovana sebepsiz onbir civarı. alkış tutmak gerekli. bir fen öğretmeni, ince uzun, yıkılmazdı ya kalbi olmasa sokağın ortasında. insan kalbinden ölmeli ölecekse ve de ekimde.