sen nasil bir hayvandin arkadas? simdi buyudum de anliyorum. iki katli ucube gibi bi evin var, ust katini kendine yaptirmisin, alt katina duzulecek adam ariyorsun. biz de iki tane yeni universiteli genc, geldik verdigin fahis fiyata gozumuz kapali he dedik, cocukluk arkadasligimizdan kalma hayalimizdi ayni evde kalip sabaha kadar playstation atacaktik, liseden yeni cikmis universiteli olmustuk, cok sey istemiyoduk, he dedik.
seker gibi insanlardik, vur sirtimiza al agzimizdan ekmegimiziydi. tek eglencemiz sabaha kadar playstationda winning eleven 4 oynamakti. ps2 bile degildi lan, ps1, winning eleven 4 diyorum.** sen ust katta oturuyodun, altta olsan gam yemezdim. ulan 2 hafta gecmedi sen geldin bizim kapiya, "gece evden ayak sesleri geliyür yan komsu rahatsiz oluyürmüş" dedin. evet evet. ayak sesinden rahatsiz olan yan komsu dedin. yan duvarlarda yuruyen bir ogrenci milleti tasviri var kafanda belli, uzayli almis gibi pismansin ogrenci aldigina evine. "bayram abi nasi olur biz oturma odasindan sadece su icmek icin mutfaga giderken cikiyoruz, onu da mi yapmayalim" dedik, celallendin, "dikkat edin kardesim!" tamam, dikkat ederdik, dikkatli yururduk peki.
eh winning de biyere kadardi bayram abi. zaten internet kafelere ps2 gelmisti, biz nete girmek icin kafeye gittigimizde yan gozle ps2'yi goruyoduk, daha ne kadar gormezden gelip ps1 en eglenceli oyuncakmis gibi yapabilirdik ki? ogrenci adamiz ole ps2 almak falan ne haddimize, internet kafelerde surtmek de yakismaz universite gencligine. eh haliyle insanlarla eglenmeye basladik. arkadaslarimiz oldu, eve cagirdik sessiz sessiz oturduk uslu uslu ictik. kiz arkadaslarimiz oldu kafalarina bere ustlerine kalin mont giydirip erkek kiliginda eve aldik. ama sen bi isler ceviriyodun bayram abi farketmedik sanma. bodrumda surekli bi faaliyet vardi. ya american beauty'deki ibne nazi gibi gidip orda body falan calisiyodun ki bole bisey yapiyo olmani bir afyonluya yakistiramazdik ya da bu iste bi is vardi. sonra apartmanin icini kesif bi koku sarmaya basladi bayram abi. baya kesif bole baharat gibi degil gibi. taslar yerine oturdu yavastan, yapboz birlesti, ugur dundarli arena flashbackleri esliginde "afyonlu olmak", "bodrumda faaliyet", "kesif koku" derken biz de az cok zeki cocuklariz dank etti tabi. bayram abi sen basbaya bodrumda sucuk uretiyodun ya.
once evine ogrenci almak, ogrencilerin saklamaya calissalar da eve kiz almalari, apartmandaki kesif koku, bodrumdaki bitmez faaliyet ve kapiya dayanan transportera surekli biseyler yuklenmesi; belli ki mahallelinin dikkatini cekmisti. sen de killanmistin tabi mazallah ya biri zabitaya haber verseydi? bi dunya rusvet odemek zorunda kalirdin.
bir gun kapimizi caldin, kezban teyze* helva yapmis bize bi tabak gonderiyo, bir adet bayram abi esliginde. bayram abi "bıyrın cocuklaar... nassigiz bakiyim?" dedi. yuzunde korsan cd satan adamin gergin gulumsemesi vardi. biz saskindik tabi bole ogrenciye hal hatir sorma falan noluyoruz, aha basimiza tas yagacak dedik. hemen girdin bayram abi konuya, bizi merakta birakmayi sevmezdin "simidi gencler siz okumus insanlarsıız bilirsiiz bu ulkede calisan adami sevmezleer" didin. heee dedik, caktik davayi. vucut dilimiz degisti birden, bayram abinin ustune ustune gidiyoduk. "yani ricam odur ki olur da kapiyi calan olursa bakin sizin tanidiginiz biri degilse kesinlikle acmayin, ya da size soran olursa bizle ilgili bisey, bilmiyoruz diyin" dedi. peki bayram abi dedik.
tabi ondan sonra hayatimiz cok daha kolay oldu, evin icinde parmak uclarinda yurumek zorunda kalmiyorduk, kiz arkadaslarimiz cinsiyetlerini ozgurce disavurabiliyorlardi. hayat daha bi guzeldi. elimizde koz oldugu icin sen de osuruktan nem kapmayan normal bir insana donusmustun bayram abi. ama o son numarayi yapmayacaktin.
yazin anamizin babamizin yanina gitmek uzereyiz, evi kapatiyoruz, 2-3 ay gelmiycez. zınk diye bittin kapida, "gencler siz evde yok iken havalandiririz, hem mazallah bisey olur yangin olur kil olur yun olur" dedin, anahtari istedin bizden. iyi lan lanet olsun dedik verdik. zaten evdeki en degerli esya ps1 idi. sabaha kadar soysan ne olurdu.
tatil bitti ve biz eve donduk, planlanandan 1 hafta kadar once. bi kere apartman kapisini acar acmaz terlikleri ayakkabilari gorunce bi sasirdik noluyo dedik. iki adim attik baktik bizim evin kapisi da acik. iki adim daha attik baktik ki bizim evin icinde adim atacak yer yok. bizim ev yaz boyunca bayram abinin evi olmus. bir dunya esya inmis, yeni yataklar acilmis, klima bile buraya indirilmis, bizim odalarimizda bayram abinin badem biyikli ergen cocuklarinin yatabilmesi icin ekstra yataklar acilmis, bizim yataklarimiz bayram abiyle kezban teyzenin ask yuvasi olmustu. butun bunlar olurken biz 3 ay boyunca o eve kirayi takir takir oduyorduk, hatta ikinci ay 3 gun gecikti diye telefonda cemkirmistin suratimiza. şoklardan şok begenirken bayram abinin 11 yasindaki turbanli kizi bizi gorup panik halinde yukari cikti, ahaliye haber verdi, bayram abi sagi solu boya olmus* haliyle assagiya indi. tam o sirada ben banyoda durum nedir diye banyoyu kolacan ediyordum. kapinin arkasina asili bornozumun boyun kismina, bayram abinin oldugu belli olan, adı beyaz kendi gri bir don asiliydi. en sevdigim bornozumdan tiksinerek tirnaklarimin ucuyla aldim adi beyaz kendi gri donu, banyodan ciktigimda bayram abi bizim eve inmisti, donu kendisine uzatarak "bunu yapmiycaktin bayram abi" dedim.
her sey ne de guzel gidiyordu, onu yapmiycaktin bayram abi.