çaresizlik

entry427 galeri video1
    51.
  1. dermansız yani. devası olmayan. merhem sarılamayan. bir umut ışığı kalmayan. seçme, tercih etme durumu çok az hatta hiç bulunmayan. kafayı iki avucun arasına alıp, bir mucize beklenilen an.

    bir hastanenin , her iki tarafında belirli aralıklarla koyulmuş çiçekleri, oturacak bankları, sus işareti yapmış hemşirenin tabelaları ile dolu koridorunda bulursun kendini. bir bankın üstünde, ellerin şakaklarına dayanmış, yerde belirli belirsiz sıralanmış fayansları izlerken yakalarsın kendini. sorgularsın. geçmişten geleceğe, varlığının anlamından, kainatın oluşum sürecine. neden orda olduğunu, ne yaptığını. herşeyi.. çaresizlik bu değildir elbette. çaresizlik, birazdan ameliyat odasından çıkacak doktorun dudaklarından dökülecek bir kaç cümlede gizlidir. çaresizlik, birazdan, hayatının geri kalanı için yapacağın zorunlu planlardır. bir mihenk taşı olarak kabul edeceğin o hastanenin koridorunun sana dar geleceği andır. çaresizlik, tentürdiot kokulu o koridorun, aslında ayrılık koktuğunu bilip, bilmemezlikten gelmektir..

    kalkıp oturduğun banktan, inerek o hastanenin dolambaçlı merdivenlerinden evine gidersin. üstünü değiştirmeden, uzanırsın dağınık yatağına. sigara küllüğü dolu, ama sen bir yenisini eklersin. bir yenisini daha. sağına dönersin, iç çekip bir müddet sonra soluna dönersin. tutmaz o hain uyku. saat gece yarısı ile sabah ezanı arası...

    kalkıp gecenin bir vakti. saate bakmadan sahile inip kumsala bağdaş kurarsın. hani, saate bakmanın da bir faydası yoktur o an ki ruh haline. yaftalarsın geceyi. etiketlersin sahte diyerek tüm tabiatı, gözlerinin içine bakan şimal yıldızını. her yazdığım yazının içinde olduğu gibi, burda da yakarsın sigarayı. derin bir iç çekerek, başlarsın klavyeyi tıkırdatmaya.. yaş 28 olmuştur. beden 18 ruh 58. tüm sekizleri yan yatırıp sonsuzluğa uzanmak istersin. nereye uzanıyorsun ulan? otur oturduğun yerde. yok öyle japon animasyonu gibi atraksiyonlar. zamanın mı var? mesai saatin az geliyor herhalde? kabulleniş süreci başlar bu soruların karşılığı olarak. tutunmak istediğin hayat dalları birbir kırılıverir. sevgini sorgularsın. seviyorsundur. yamuk yapma olasılığını gözden geçirirsin. hayır. gemiler çok evvelden yakılmıştır. ölçersin. tartıp eşit şekilde poşetlere dağıtır, çıkan sonucu üçle çarpar beşe bölersin. sonuç, sen bu kızı seviyorsundur. vazgeçişlerinin bedelidir bu. yaktığın gemilerin diyeti, bu dünyada ki figüranlığının senaryo karşılığıdır. çaresiz kalmak bunca cümlenin arasında, onun seni üzmesine müsade etmene denk düşer. çaresizlik, kayıtsızca sevmektir. koşulsuzca bağlanmaktır. üzülmesine tahammül edememektir. çaresizlik, aynı nefesi almak, farklı vermektir.

    çaresizlik, son nefesini ona feda edebilmektir.
    7 ...