eski bir arkadaşımı bir gece içmeye çağırdık evimize. gayet güzel kimse sarhoş olmadan gece bitti ve herkes uyumaya gitti. kendisi bana uyumadan söylemişti ki, "canım bak sabah boşuna uyanma kahvaltı filan uğraşma, ben yanına gelip haydi hoşçakal deyip giderim." çok ısrar ettiği için kabul etmek zorunda kalmıştım. sabah oldu kapım "dan!!" diye açıldı, "herhalde hoşçakal deyip gidicek, uyur numarası yapayım" dedim, göz ucuyla da baktım evet, o arkadaşım. geldi, üzerimdeki yorganı aldı ve yere koydu. sonra sert adımlarla yürüyerek sanki kendi odasıymış da, çantalarımın durduğu yeri biliyormuş gibi hiç tereddüt etmeden dolabımın üzerinden çanta aldı. geldi, yerdeki yorganı olduğu gibi üzerime koydu ve ayakucuma oturdu. o aldığı çantanın ağzını açtı ve yüzünü yıkamaya başladı.(herhalde yanında getirmiş suyu) başta işiyor sanmadım değil ama kokmadığı ve işlem bir hayli uzun sürdüğü için yüzünü yıkadığı kanısına vardım. işini bitirdi ve yine aynı sert adımlarla gitti ve kapıyı arkasından kapattı. kendime gelemedim. kendisine söylediğimde bana inanmadı, yalancısın sen dedi. ama bir keresinde anne-babasının odasına gidip uykusunda işediğini de itiraf etti. şimdi ise o kişiyle görüşmüyorum. vay be ne gündü.