başlığı açarken o kadar emindim ki bu başlığıa daha önce bir şey yazmış olduğuma, olmadığını görünce şaşırdım kaldım.
on sayfa yazarım da anlatamaz belki yerini. öyle içimde saplanmış kalmış şarkılardan biri.. hayatım gibi. tutuk, dolu, yoğun ama boş. 'eksik bir şey mi var hayatımda, gözlerim neden sık sık dalıyor' düşünüyorum.. sık sık düşünüyorum.. aslında artık düşünme faslını da geçtim.. idrak ediyorum.. anladıkça kabullenemiyorum. kabullenemedikçe düşünüyorum.. neden sadece neden? 'gökyüzü bazen ciğerime doluyor' derin derin alıyorum nefesleri içime senden sonra. gökyüzü, koskoca gökyüzü yıldızlarımla, bana getireceğin bulutlarınla doluyor içime.. ben nefes alamıyorum.. alamıyorum.. gökyüzü aslında ciğerime 'batıyor' benim.. yıldızlar birer birer ciğerime batıyor..'öyle bir şey ki bu, kolay anlatamam, atsan atılmaz, satsan satamam,eksik bir şey mi var, anlayamam,bak çayım sigaram, her şeyim tamam' düşünüyorum.. yerimde kim olsa mutlu olur benim.. ben ufak şeylerle mutlu olan biriyim.. bir fincan iyi demlenmiş çay. bir battaniye senle altına sığındığımız, bir sigara.. bir de papatyalar.. pahalı çiçekleri sevmem ben. en sevdiğim papatyalar. kaç sene öncesiydi bana ilk ve son çiçeği aldığın.. durur hala kurdalesi. kırmızı.. öyle basit bir papatyaların, öyle basit kırmızı kurdalesi, öyle yalın ve kıymetli.. 'kalksam duraktan dolmuş gibi' gidebilsem.. 'arka koltukta unutulmuş gibi' kaybolabilsem.. 'terliklerimle, gelsem sana' sana ait olabilsem, bana ait olabilsen, ait olabilsek..'sonunda aşkı bulmuş gibi'..son durak gibi..