tezer özlü'nün alışıldık roman kurgularının dışına çıktığı biyografik nitelikler taşıyan romanı. içinden geçtiği dönemleri, çocukluğundan başlayarak özetler bu romanında. kendisini oldukça etkileyen psikiyatri kliniğindeki deneyimleri roman içerisinde önemli bir yer tutar. hastalara uygulanan elektro şoklar, genç ve güzel hastalara birlikte olmayı teklif eden doktorlar, kendini oranın kralı sanan hademeler vs.
tezer özlü, belki oğuz atay kadar küçük burjuvalığı ve geleneklerini irdeleyemez ama bu kalıplara olabildiğince, büyük bir nefretle saldırır; ama kendisi de bu yaşamın dışına çıkamamıştır ve bunun farkındadır.
romanın içinde önemli bir yer tutmasa da 12 mart'ın etkileri de görülmektedir. '70 sonrası gençliğin düştüğü umutsuzluk, anlatıcının ve çevresinin betimlemelerinde göze çarpar.
tezer özlü, 1979'da bitirdiği bu romanıyla yaşamı boyunca düştüğü karamsarlığın kaynaklarını araştırmış ve bence en önemli etkenlerden birini çocukuğu olarak görmüştür.