yaşar kemal için yıllardır söylenen şey devlet düşmanı oluşudur. Eğri oturup doğru konuşacak olursak "nasıl olmasın??"
Ailesinden bir çok kişi amcaları, dayıları akrabaları yaşadıkları dönemde siyasi sebeplerle öldürülmüştür. akrabalarından biri gözaltına alınır ve gidiş o gidiştir. babası yanlarına öksüz yetim bir çocuğu yanaşma olarak almıştır. çocuk ortada kalmayacak ve onlara yardım edecektir. bir akşam yaşar kemal, babası ve bu yanaşma olacak piç hep beraber camiye giderler. namaz kılarken babası secdeye vardığında yanaşma piçi cebinden çıkardığı bir bıçağı adamın sırtına saplar. Babası gözlerinin önünde camide ölür. piçe birileri bu işi yapması için para vermiştir. daha 5 yaşındayken jandarmalar gelip evinden alırlar. o da korku içerisinde araca biner ve yola koyulurlar. yolda giderlerken jandarmalara şunu söyler. " ne olursunuz beni burada öldürün, götürüp uzaklarda öldürmeyin hiç değilse bir mezarım olsun." çünkü akrabalarından daha önce gözaltına alınıp götürülenlerden daha bir haber alınamamıştır. jandarmalar şaşırır onu öldürmeyeceklerini söyler. durumuna üzülürler. daha 5 yaşındayken bu tip olaylarla tanışmıştır. daha sonra istanbula gelir. istanbulda da başına talihsiz olaylar gelir. tecavüze ve tacize uğrar.
Türkçe yi çok iyi kullanamaz. eşi Tilda onun romanlarını Türkçeleştiriyordu.