--spoiler--
- icimdeki deniz orada mı?
+ Yok, burada değil.
- Tamam, geliyorum o zaman.
--spoiler--
içimdeki deniz her şeyi bilir, her şeyi duyar, her yerde kulağı vardır. Zihninden geçenleri bile görür. Ondan kaçılamaz! içimdeki deniz meraklıdır, gözlem yapmaya bayılır, inceler, sorar, araştırır. Ondan saklanılamaz! içimdeki deniz saygılıdır. Yüzüne karşı "oo, süpersin abi, gel yalayayım!" deyip, arkasından "bu adam bitmiştir abi gözümde!" demez. Dürüsttür; ama en sevmediği insanları bile incitmekten çekinir.
--spoiler--
- Cevap vermek zorunda değilim ki!
+ Öyle abi, haklısın! Yaşa be!
--spoiler--
Bir gece exper'i gördüm rüyamda. Dedim, "abi, neden sözlükte bu denli kız kurusu hayranın var?", dedi, "seviyorlar abi, boşver..."
Dedim, "sen eskisin bu ortamda. Neden yeni yeni çıktılar ortaya?", dedi, "yeni yeni ünlü oldum."
Dedim, "eskiden daha yakındın sanki?", cevab veremedi.
Rüya işte...
Kendisiyle, daha sözlükle pek alakası yokken konuşmuşluğum vardır. Birkaç ay önce gayet mütevazı olan zirvemize gelmiş, hepimizi ilk anda şaşkınlığa uğratmıştır. O zamanlar yavaş yavaş muhabbet kurulurken, birkaç hafta sonra bir de bakmışız ki, sözlüğün yalnız bayanları onun entry'lerinde kendilerini bulmuş, yazarlarımız dertlerini ona anlatır olmuş, "methini"; duyan bayan yazarlar bazı imâlarda bulunur, arzularını gizleyemez olmuş!
--spoiler--
- Benim çok üstüme geliyorsunuz!
+ Kötü bir niyet yok.
- Ama otelimin ve tişörtümün fiyatını sordunuz!
--spoiler--
Bilmem, exper henüz üniversite veya lisedeyken başarılarını takdir ettiği insanların hayatlarını sorgulamaz, merak etmez miydi? Ha, etrafındaki herkes ondan en az 10 yaş büyük ve iş güç sahibi adamlarsa bilemem tabii.
--spoiler--
- Ya çok abartıyorsun, o kızların hiçbiri yazmıyor bana.
--spoiler--
Kendisinin, şu sözlükte karşısına çıkan en iyi niyetli insanlardan olduğuma eminim. Arsızca yalamıyorum ya da nick altlarında coşmuyorum. Sevmesini de eleştirmesini de olgunca yapıyorum. Bunu yapamayanlar çoğunlukta. işte belki bu yüzden sıkılır da, sözlük dışındaki hayatlarından birine dönmek ister yakında.
Ya sözlük onu kaldıracak kadar kaliteli değil ya da sözlük tiplerini çok ciddiye alıyor. "Almıyor" demek imkansız.
Yeniçeriler geldi aklıma. Destekledikleri şehzade padişah olur, desteklemediklerini tahttan indirmesini bilirlerdi. Oysa yeniçeri dediğin nedir ki, koskoca cihan imparatorunun yanında?
Padişah, yeniçerilerle arasını iyi tutmak zorundadır. Ama ne zaman ki, yeniçerilerinin isteklerini görmez, söylediklerini dinlemez, tahtından dışarı bir adım atmaz ise, isyan başlar. Methini duyup da uzak diyarlardan gelen cariyeler bile kaçışır saraydan.
--spoiler--
- Sözlüğün en iyi yazarını keşfetim! Nicki hedehödöskindirik.
+ Biliyorum o yazarı. Entry'lerinin çoğu babasının belli olmamasıyla, anasının bunu terk etmesiyle, yetimhane günleriyle ilgili ama?
- Öyle deme, dertleşmek istemiş kızcağız.
--spoiler--
Zirvelerde yazar adı altında saçma salak tiplerle de tanıştı. Bazı anlar geldi, kendisini çekip çıkarmak istedim o gerzek muhabbetlerden. Mütevazılığını elden bırakmayarak, biz öğrencilerle dandik parklarda, kötü cafe'lerde bir şeyler içti. En çok takdir ettiğim ikinci özelliği buydu.
Birincisi mi? Müzik geçmişi elbette ki. Ne sorsam suçlu, "açığını bulmaya çalışan" bir tip olduğum için pek irdeleyemedim. Ya da, bir anda anlatılamayacak kadar çok şey yaşamıştı.
--spoiler--
- Sen hep benim açığımı yakalamaya çalışıyorsun!
--spoiler--
Mini bir öykü duymuştum yıllar önce. Şöyleydi:
Kedinin biri, mutluluğun, kuyruğunu yakalamak olduğunu düşünürmüş. Gece gündüz kuyruğunu yakalamaya çalışırmış bu yüzden. Sonunda vazgeçmiş. Ama şu noktayı kaçırmış: kendini bıraksa mutluluk dediği şey peşinden geliyormuş zaten!
En başlarda "açığını yakalamaya", daha kibarca söylemek gerekirse; "kötü bir özelliğini de görmeye" çalışıyordum. Vazgeçtim görmeye çalışmaktan...
--spoiler--
- Biz aslında evlenmek isteyen adamlarız. istemeden bunları yapıyoruz.
+ Ama mecbur değilsiniz abi, hede hödö, vıdı vıdı, zart zurt.
- Kankitom söyledi, çok üstüme geliyormuşsun!
--spoiler--
Ama arkadaşlar iyidir?
Hangi yönden baktığına bağlı tabii. Kankitolar her zaman doğruyu söyler, abartmaz, değil mi?
--spoiler--
- hedehödöbikbik nick'li yazar bana skmsnkcıkcık başlığında ayar vermiş.
+ Abi niye her şey üstüne alınıyorsun?
- Ama şlopşlop demiş entry'nin sonunda, beni kastediyor.
+ Sallama bunları. Boş boş adamlar, tek amaçları oraya buraya saldırmak.
--spoiler--
Sözlük, çok da ciddiye alınacak bir yer değil. Ağzından salyalar akıtarak saldıranları ciddiye almak ise, onların ekmeğine yağ sürmekten başka bir şey değil.
Ciddiye almamak gerekir; ama bunun nedeni, "işsiz güçsüz, boş gezen adamlar" oldukları için değil; "salt saldırmak için saldırmış olmaları ve bunu da başaramamaları" olmalı.
Elinizde viskiler, delicesine için bir gün, Xx kromozomlu canlılar çevirsin etrafınızı peşi sıra gelsinler arkanızdan en olmadık yerlerde kessinler önünüzü, resti çek, "bugün olmaz" de, "arkadaşlarlayım" de. içeri girip oturun en güzel yere, muhabbet muhabbeti açsın, eğlencenin dibine vurun. neşe dolmuşken hepiniz, beni hatırlayın, telefon etsin biriniz bana, açıp diyeyim ki, "severim seni exper, gelirdim, lakin; nick altın çok kaygan!"
Exper, bazı şeyleri açıklarken şaşırtmaca yapar. Yani, 5 cümleden 3'ü doğru, 2'si falsolu olur. Bizden, bunların doğrusunu seçip, gerçeğe ulaşmamızı bekler ya da beklemez. Kararsız gibidir bu konuda.
Ben de bu entry'de senin taktiğini kullandım exper. falsoyu minimum düzeyde tuttum. sence seni seviyor muyum, yoksa senden nefret mi ediyorum, bul!
Birkaç gün önce, ya da birkaç zirve öncesi...
Söylediklerinin hepsi aklımda!
Ve ben gerçekleri buldum.
Ya sen?..