teoman'ın sanırım ilk politik kaygı içeren belki de kaygı içermeden taşı gediğine koymayı başardığı muhteşem parçası ve aynı güzellikte klibi.
evet, görsellik türkiye'den seçilmeyerek izleyenlerin "duygusal" davranmasının önüne geçilmek istenmiş. bir nevi tepkiye karşı güvenlik olarak ya da kör gözü parmağına sokmama kaygısı ile yapılmış olabilir bu. özet olarak ailesinden zorla koparılıp birbirlerini öldürmeye programlanan gençler, henüz hayatın meyve dolu bahçelerinden yere uzanan dallara bile erişemeden...
evet, bu savaşa karşı düzülmüş bir ağıt gibi, "düşman" olanları birleştiren ortak payda olarak gençlik... ki onlar birbirlerini öldürürken aslında öldürdükleri kendilerinin de bir parçası bu yüzden. onlar dediğime bakmayın, aslında bahsedilen biziz. dağlarda birbiri üzerine salınan çocuklar, annelerimizin kucağından koparılıp, sevdiklerimizden ayrı ölümle yaşamak. gençlik, yeniden doğmanın ta kendisiyken yeknesaklaştırılan zihniyetlerimiz. haki renkli otoritenin yaşamın üzerine çöküp ona öldüresiye tecavüzü...
küçük ölüm makinaları olmakla övünmeye özendirilirken biz, bizi ortaklaştıran ardımızda bırakmaya korktuğumuz yaşanmamış hayatlarımız...
teoman politik bir eleştirinin bireysel bir duruşla da dillendirilebileceğini gösteren sayısız örnekten birini sunmuş bize. sayısız dediysem, türkiye için oldukça az sayıda aslında.