12 eylül sonucu mecbur kalınmasından kelli yaşanan durumdur..
olması gereken o zaman itibariyle budur,ancak ölçüsü kaçmıştır işbu durumun..
popüler kültür objeleri bizim kafamızı,bizden ziyade gençliğin kafasını siyasetten uzak tutmakta muvaffak olmakla beraber yaşamdan da uzak tutmaya başlamış,yozlaşmaya sebebiyet vermiştir.. buna karşın bu durum insanların ölmesinden elbetteki iyidir,ama beyinlerimiz de sağ kalmalıdır.. gençler siyaseti milliyetçiliği küpeli dövmek sanan veya vatan hainliğini ideoloji sanan bir takım it kopuktan,teröristten,militandan değil,bu işi gerçekten bilen objektif insanlardan öğrenmelidir...
aslında bakarsanız bazen kitaplarda yetmez,daha doğrusu anlatamazlar bazı şartları ve gerçekleri... bence karl marx'ın yazdıklarıyla nihal atsız'ın yazdıkları arasında materyalce bir fark yok,ikiside fanatikçe ve düşünceden uzaklar...
nasıl ki bütün dünya türk olamaz ise bütün dünya eşit de olamaz... fakat bütün bunlar birbirimizi öldürmemiz için sebep değil... işte aslında bizim gençliğe öğretmemiz gereken siyaset bilinci,üslûbu bu... bırakın buna göre tartışsınlar,fikirleri kapışsın... onlara önce faşizmle iş yaptırmayı öğretip sonra vicdanlı hareketler beklemeyelim... dayakla saç kestiren zihniyet neden okulda silahı yadırgıyor ki? çocuklara bunu biz öğretmiyor muyuz?
sözün özü bu kadar hata varken,zihniyet değişmedikten sonra,suç neden mehmet ali erbil'in?
suç,halk bunu istiyor diyen medya patronlarının...
suç popüler kültürün babalarının...
ve suç bize bunları layık gören ''büyük baba''ların...