zeno'nun 8 paradoksunun çoğu aynı konuya işaret eder. konu şudur ki zaman ve ya mekan sürekliliği olan tek bir parça mıdır yoksa sınırlı parçalarda oluşmuş bir dizi midir?
sürekli bir bütün olarak kabul edersek, şu an diye bi an ve ya burası diye bi yer olamaz. zaman ve ya mekan scalasında belirli bir nokta tayin edilemez zira noktanın bile bir eni vardır. yani bahsedebileceğimiz her yer va ya an belirli kalınlıkta bir mekan ve ya zaman parçasıdır.herhangi bir anda görebileceğiniz br görüntü aslında o anın görüntüsü değil belirli bir an parçası akışının üstüste binmiş halidir. ancak belirli bir an parçasına sahip olabilmek için bu an parçasının da belirli bir başı ve sonu olmalıdor ki noktasal bir andan bahsedemeyecegimizi söylediğimize göre bu da mümkün değildir. bu seçenek sonuçta bizi zamanın ve ya mekanın içinde geçmiş/şimdi/gelecek ve ya ileri/burası/geri/sağ/sol/üst/alt olmayan tek bir bütünden oluştuğuna götürür. bir başka deyişle de sabitlik denen şey aslında yoktur, hiçbirşey sabit değildir. durmakta olduğunu sandığınız eşyanız ya da sabit bir zamanı gösterdiğini sandığınız fotoğraftaki zaman aslında sabit değildir.
zeno zamanı ve mekanı noktasal parçalardan oluşmuş bir dizi olarak kabul etmiş ve paradokslarını buna göre geliştirmiştir. şöyle ki: bulunduğunuz yer ile bir metre öteniz arasındaki yolu tek bir parça değil de milyonlarca noktasal yerden oluşan bir dizi olarak kabul edin. bu dizinin sonuna varmak için önce ilk yarısını yürümeniz gerekmektedir. bu ilk yarıyı yürüyebilmek için de ilk yarının ilk yarısını yani bütünün 1/4ini yürümek gerekmektedir. bütünün 1/4i içinse 1/8i yürümek gereklidir. bu böyle sonsuza dek gider ve harakete asla başlanamaz. zeno bu paradoksdan yola çıkarak haraket denen şeyin aslında var olmadığını, bir ilizyon olduğunu iddia etmiştir. zamanın da binlerce fotografdan oluşmuşbir sinema gibi olduğunu iddia etmiş ve fakat mekan paradoksunu zamana da uygulayarak zamanın da asla geçmediğini sabit bir zaman anı noktası içinde bulunduğumuz sonucuna varmıştır. bir başka deyişle süreklilik diye bir şey yoktur var olan her şey sabitlikler dizisinden meydana gelmiştir.
konuyla ilgili yorumum şudur ki: zaman kısmı hakkında pek bir bilgim yok ancak yazarın mekanla ilgili paradoksu doğrudur, ancak bu paradoks ile haraketin gerçekliğini sağlayabilen şudur ki: (bkz: planck sabiti). zeno temel alabilecek bir mekan miktarı bulamadığından mekanı böldüğü parçaları sürekli bölmeye devam etmiştir. mekanın bölünmesini destekleyen bir fizik kuramının sabiti olan planck sabiti bu temel alınacak mekan miktarını bize verir. planck sabiti kadar enerjiyle alınabilecek mesafe (yani alınabilecek en küçük mesafe miktarına tekabül eder ki kendisine plank uzunluğu da denir herhangi bir varlığın bundan daha ufak bir mesafeyi gitmesi mümkün değildir haraket bu mesafe ve katları uzunluğunda gerçekleşir), işte bu mesefa zeno paradoksunda bölmeyi durdurup harakete başlayacağımız mesafedir ve haraket için gerisi recursive bir code gibi* gelir. yani aslında haraket olarak gördüğümüz olay maddenin bir noktada kaybolup diğerinde ortaya çıkarak dizi halde sürdürdüğü bir sabitlik durumudur. ve evet süreklilik diye bir şey yoktur.