elbette bir yörenin halkı kendi kentini nasıl isimlendirmek istiyorsa o yörenin siyasi temsilcileri vasıtasıyla kanun teklifi vererek bir kanun yoluyla bunu elde etmesi mümkündür.
fakat bizim kastettiğimiz diyarbakır mademki kürtlerin cok oldugu bir kentimiz diyarbakıra amed yerine diyarbakır denmesi diyarbakırı kürtsüzleştirmez.
öyle ki amed değil asıl diyarbakır kürtlerin kentidir.çünkü şadakan amed değil diyarbakırdır, amed güzel bağlar değil diyarbakır güzel bağlardır,amed ile bağlar arası değil diyarbakır ile bağlar arasıdır, amed dağı dumandır değil diyarbakır dağı dumandır... tüm bu kültür ve folklora rağmen diyarbakır isminden diyarbakırlı olarak gocunmak bu kültürü bu türküleri, bu birikimi es geçmektir.
peki neden cıktı bu yeni isimler sevdası kadıköye khalkedon, cukurovaya kilikya, selçuka efes deme adedi gibi yapmacık duran bizim anadolu ruhundan nasiplenmemiş şekilci hevesler? kadıköy demek, cukurova demek diyarbakır demek az mı havalıdır?yada bunu böyle söylemek faşistm yapar insanı yada biryerin türklerin anadoluya girmeden evvelki adını söylemek oranın binlerce yıllk tarihini ve birikimini reddetmek midir?
not:karşındaki faşist bile olsa senin tepkin siyasi bir konuda yada bir yerin cografi isminde senle aynı fikirde değil diye birine orospu cocugu demene izin veriyorsa senin artık kimseye faşist deme hakkın kalmamıstır, çünkü tartışma seviyesini koruyamadığın için faşizmi uygulamalı göstermişsindir.
amedli şiirlerimize ve diyarbakırlı türkülerimize sahip çıkmak, diyarbakır üzerinde orda doğup büyümeyen insanlarımızın söz hakkı sahibi olduğunu anlamak (cünkü o insanlar yeri geldiğinde belki küfrede küfrede de olsa o topraklara asker olarak, doktor olarak, öğretmen olarak, hakim olarak gidecektir) dileğiyle ...