bir an. herkesin öylece donduğu. durduğu o anda. aslında durmadığı, nefessiz kaldığı. durup nefes aldığı aslında. nefes alıp sustuğu. konuştuğu an belki ama duyulmadığı. hayır, konuşmadığı. sessizlikler ülkesinin en merkezinde bir yer. bağırışların duyulmadığı. hayır duyulduğu ama kulakların duymadığı o yer. ütopik değil ideolojik bir yer. eşyalar yok, sadece insanlar var susan. hayır konuşan ama duyulmayan. varlık var, nesne yok. görünmezlik var bu yüzden. herkes diğerinin görmediği. hatta işitmediği. ama var o yer, ütopik olmayan ideolojik yer. kayıtlarda görünen bir yer, bir videoya çekilebilen. ama olmayan yer o yer, insanların konuştuğu ama duyulmadığı, ideolojik ama ütopik olmayan, nesnelerin olmadığı ama varlığın hükmü yedi* diyar öteden bilinen o yer.