çevresindeki ırkçı yazarları kendiyle aynı fikirde oldukları gerekçesi ile savunmuştur. kendisinin ırkçı olmadığını söylüyor, ki bunu çürütecek bağlantılar da başlık altında yakın zamanda verilmiş, ama ırkçı kmseleri savunuyor, savuna geldi, gitmezse de savunacak.
aramızda bazı insanlar "benim de kürt arkadaşlarım var" hikayesi ile her şeyin düzeleceğini sanıyor olmalı. bakın, bu ülkede her zaman şikayet eder gibi yaptığınız bölücülük kavramının müsebbibi belli etnik yapılarla belli kötü özellikleri bütünleştirip onlara sürekli hakaret edenlerdir. size sorsak bölücü biziz elbet. çünkü sizin için kimlikle ilgili herhangi bir talep bölücülüktür, değil mi? o zaman şöyle bir örnekle yaptığınızı daha anlaşılır kılayım.
varsayalım dilinizin, kültürünüzün ve ibadetinizin yasaklandığı bir ülke var. ve siz de oraya gittiniz ve orada yaşayan soydaşlarınıza şunu dediniz: "bakın bölücülük yapmayın, sizin konuştuğunuz, yani bizim konuştuğumuz dil değildir, dış kuvvetlerin oyununa gelmeyin." oradaki insanlar sizin suratınıza tükürecektir haklı olarak. somut olarak örneklemedim çünkü somut örnekler verince de garip yaklaşımlarla şaklabanlık yapılıyor kimilerince.
bu ülkede kimlikleri ile ilgili talepleri olan lazlar, ermeniler, kürtler, arnavutlar, çerkesler, vb. bölücülük yapmamaktadır. bölücülük, bu taleplerin gelişmiş demokratik burjuva ülkelerinde hak olduğu gerçeğini gizleyip bu insanları aşağılamak, onlara hakaret etmek, onları daima kriminalize etmek ve insanlıklarını sorgulamaktır.
eğer sen de bunları yapanları savunup sevgiden bahsedebilecek kadar şuursuzlaşırsan birileri çıkıp yüzüne doğruları söyleyecektir. ayrımcılığı körükleyen insanları savunup bütünleşmeden bahsetmeyiniz. yaşınızı başınızı almışsınız.
şunu da belirteyim. eğer burada tanışıp sevdiğim bir insan (her türlü) ırkçılık yaparsa bunu suratına çarpacak ilk kişi de ben olurum. bunu yapmışlığım da vardır.