uzunca bir süredir bıyıklı olan kişinin bıyığını kestikten sonraki haline kendisinin ve çevresindekilerin verdikleri saçma tepkilerin oluşturdğu süreçtir.
süreç diyorum, çünkü gerçekten uzunca bir süre. alışamazsınız. ne kendinize ne başkalarına.
kendimden biliyorum, çorba içmeme dahi engel olan bıyıkları can sıkıntısından kesmeye karar vermiştim. üst dudağımı en son herhalde bir sene belki de iki senedir görmüyordum. bastım makineyi...
o da ne? dudaklarım çıktı meydana. ama sanki uzuyordu o dudaklar. aynaya baktım. evet dudaklarım kendi kendine uzuyordu. ağzım henüz ördek gagası kıvamındayken aynadan uzaklaştım, çünkü az daha ayna karşısında dursam o uzayan dudaklar aynayı, dolayısıyla kendi yansımamı öpecekti.
benim bu bıyıksız halime alışma sürecinde insanların verdiği tepkileri isterseniz bir de insanların ağzından dinleyelim:
berker a.(23): "bıyıklarını kesmesiyle büyük hata yaptığını anlamamış gibi bir hali vardı. kapılardan geçerken önce dudakları, sonra kendisi geçiyordu. trafik ışıklarında dudakları yeşil ışıkta geçebilirken, kendi gövdesi kırmızıya yakalanabiliyordu. bence bıyıklarını kesmesi toplum için büyük bir sorun oluşturuyor."
fatih terim (56): "kendisine -bıyığını s.kerim- dediğimde neden ciddiye aldığını hala anlayabilmiş değilim."
behice pak (73): "onun bıyıklı haline gılbıyık diyordum, bundan rahatsız olacak ki kesti bıyıklarını. yüzünü gözünü göremiyorduk ama şimdi onun o yüzünü fazlaca görmekten bıktık. ben hasta ve yaşlı bir kadınım."
bu durumdan rahatsız olan üç kişiyi dinlediniz. düşünün durumun ciddiyetini...