meşakkatli bir iştir sevgili olabilmek, alışmaktır tüm huylarına ve hatta huysuzluklarına. kanını dondurur bazen insanın ve hatta hayatı dondurur sevgili olmak. dokunduğunda yerle bir olsa dünya umursamazsın hatta vapur gelip sana çarpsa bir sahil kenarında, dönüp bakmazsın, önemli olan onun elinden tutuyor olmandır.
nefes alamadığın zamanlarda yerine nefes almasıdır hatta. pencereyi aralamasıdır sen yapamadığında. sevgili olabilmek çok yorucu bir iştir. kendi başına yapılmadığında özellikle. sevgili olabilmek bir takım işidir. birliktedir bir beraberlik bildirisidir.
beraber uyanamasan da hatta ve hatta başka gökyüzleri günaydın dese bile sabahları, horozların ötüş saatler farklı bile olsa her sabah ona uyanmaktır aslında. gördüğün kabuslardan sonra tek aklına gelenin o olmasıdır. çok korktuğunda yanında bir onun olmasını istemektir.
kahraman olmaktır sevgili olmak. sevgiliyi tüm dünyadan koruyabilmektir. çocukça korkularına tebessümle ve sarılmayla karşılık verebilmektir. hayatı baştan sona değiştirmeyi göze almaktır. vaz geçmektir tüm intikamlardan, öçlerden ve hayattan alınmaya çalışılan herşeyden.
sabah kalkıp iki fincan kahve yapmaktır belki sevgili olmak. hiç konuşmadan sakince ayılmayı bekleyebilmektir. aynasının önünde işgal ettiğiniz yerlere hiç söylenmemesidir. alıp gideceğinizi bile bile tüm o eşyalarınızı sahiplenebilmesidir sevgili olmak.
uzun ayrılıklardır hatta sevgili olabilmek. kendi zamanlarına saygı gösterebilmektir. bazen ayrı kalabilmek ve nefes alabilmeyi de gerektirir. üzüntüyü de sevincide aynı şekilde aynı hızda paylaşabilmektir hatta.
belki aslolan sevgili kalabilmektir. hiçbir şeye yenilmeden ve hep yenilenerek bakabilmektir dünyaya. çoktan öte uzun uzun sevmektir belkide... *