savunduğu ideoloji hakkında bir şey bilmediğini sığ beyinli bir faşist olan bendenizin bile anladığı yazardır. hala ülkücüler, 12 eylül, emperyalizm falan demiş. neyse onlara sonra geleceğim.
yok duvarda che posteri, yok barcelona falan, saçma sapan yorumlar yapacağına, ortaya bir argüman sür bre mübarek.
yahu kardeşim, senin en büyük iki militan teorisyeninin biri mahir çayan, diğer ibrahim kaypakkaya değil midir? mahir çayan kürtçü değildi eyvallah. ama ya ibo? kürtçülük akımının teorisyenliğini doğu perinçek'in elinden devralıp şekil veren kişi kendisi değil miydi? hadi "değildi" deyiver de götümle güleyim. şimdi iyi oku aşağıda yazacaklarımı.
kaypakkaya'nın yazılarının toplandığı "seçme eserler" isimli kitabı internetten indir. "tiikp parti program taslağı eleştirisi" bölümünün içinde, 98. sayfada şöyle diyor: "Hareketimiz, Kürt halkının kendi kaderini tayin ve isterse ayrı bir devlet kurma hakkını tanıdığını açıklar." bunun ardından uzun süre kürtlere kemalist yönetim tarafından yapılan katliamlardan bahsetmiş. sonra ayrı bir devlet kurma fikrine gelmiş. kuzey irlanda örneğini vermiş ve 101. sayfada şöyle eklemiş: "Türkiye'de, Kürt milli hareketi kendi kaderini tayin hakkı için, yani ayrı bir devlet kurma hakkı için mücadele ediyor. Ve biz bunu kayıtsız şartsız destekliyoruz, her dönemde de destekleyeceğiz."
105. sayfada parti programında geçen şu sözü eleştirmiş "Emperyalizmin köpekleri, ırkçılık ve militarizmi körüklemekte, Kürt halkı üzerinde baskıyı haklı göstermeye ve dünya halklarına" düşmanlık kışkırtmaya çalışmaktadırlar." buradaki kürt halkı sözünü beğenmemiş ve demiş ki "Kürt halkı üzerinde..." ifadesi, "Kürt milleti ve diğer azınlık milliyetler üzerindeki..." şeklinde değiştirilse daha doğru olur." aferim bizim ibo'ya. kürt milliyetçiliğinin temellerini böyle böyle atmış.
134. sayfa'da atatürk'ün devlet yönetimi ve kürt politikası için bakın ne tespitler yapıyor: "Kemalist diktatörlük, azınlık milliyetlerin, özellikle Kürt milletinin bütün haklarını gaspetti. Onları zorla Türkleştirmeye girişti. Dillerini yasakladı. Zaman zaman başgösteren Kürt milli hareketini, bazı Kürt feodalleriyle de el ele vererek insafsızca ezdi, peşinden kitle katliamlarına girişti, kadın erkek, çoluk çocuk, genç ihtiyar, binlerce insanı katletti, "askeri yasak bölge" ilanlarıyla, "örfi idare" zorbalıklarıyla Kürt halkı için hayatı çekilmez hale getirdi. Sadece Dersim ayaklanmasından sonra katledilen Kürt köylülerinin sayısı 60.000'in üstündedir."
lozan için de şöyle yazmış kendileri: "Lozan'da Kürt ulusunun kendi kaderini tayin hakkı açıkça çiğnendi. Kemalistlerle emperyalistler, Kürt ulusunun kendi istek ve eğilimini hiçe sayarak, pazarlıkla, Kürdistan bölgesini çeşitli devletler arasında böldüler. Kemalist diktatörlüğün milli meselede izlediği çizgi, tam anlamıyla Türk şovenizmidir"
daha yazmama gerek yok. kaypakkaya yoldaş, kürtleri bir ulus sınıfına sokmuş ve ukkth kapsamında onların ayrı bir devlet kurmaası gerektiğini savunmuştur. çok merak ediyorsan aç oku. ağzına pelesenk ettiğin yoldaşların ne yazmış öğren. şimdi bu adamı savunup, ondan sonra da kürt bölücülere hain dersen, adam en kaba tabirle "bi siktir git" derler. ne kendin üzül, ne biz gülelim. oku, öğren.
1968 kuşağının içine kürtçülük böyle dahil oldu işte canım benim. 1970'lerde belki bundan rahatsız komünistler mevcuttu veya değildi. ama bu adamlar rahatlıkla, hiç bir düşmanlık görmeden sol içinde bir güzel palazlandılar. o karışık dönemde zaten 2 ayrı kamp vardı. ülkücülerin arasına sığınacak halleri yoktu ya. zaten 1980'e varmadan yavaş yavaş dağ kadrolarını kurmak üzere sol kampın içinden ayrıldılar. türk solu 1960'ların sonundan,1970'lerin ortalarına kadar kürtçülük için bir yuva hükmündeydi. o dönemki solcular için "faşistleri gebertsinler de, önemli değildi kürtçü olmaları". ileri görüşlülükten bu kadar yoksun solcu gençlik sayesinde kürtçülük kendi teorik evrimini ve mücadele için fikirsel hazırlığını tamamladı. sonradan kürt milliyetçiliğine kaydı veya kaymadı. hala devrimci jargonu kullandıklarına göre, kendilerini milliyetçi bir mücadeleden ziyade bir halk hareketi olarak gördükleri ortada.
anlayacağın sen bugün istediğin kadar yırt bir tarafını "bunlar haindir" diye. sen bu hainlerin teorisyenliğini yapan, bu hainleri arasından barındıran adamları savunuyorsun canım benim. ikiyüzlülük değil midir bu?
gelgelelim şu kafayı taktığın 1980 öncesi ülkücü teröre. yahu birader, "faşistler emperyalizmin uşağıydı, ortalığı karıştırdılar" lafından başka bir şey bilmez misiniz siz? kusura bakma da solcular ne bok yiyordu o sırada? elleri armut mu devşiriyordu. orada burada ülkücü işçileri, öğretmenleri, öğrencileri babam mı kurşuna dizdi anuna koyim? devletin bakanına* evinin önünde ülkücüler mi suikast düzenledi? adana katliamı'nı, ümraniye katliamı'nı ve daha nicelerini kim yaptı?
tamam, bahçelievler'de tip'li gençleri büyük ihtimalle ülkücüler infaz etti. 1 mayıs 1977 demişsin yine beni güldürdün. ulan 1 mayıs 77'de komünistler birbirlerini yemedi mi taksim meydanı'nda? ülkücüler nereden bulaştı bu olaya? birileri ateş açtı diye görenler var tamam da ülkücüler olduğuna dair hani kanıt? ülkücülere bok atacak olduktan sonra kanıta falan gerek yok.
"ülkücülerin eylemlerinin en sık olduğu dönemde pkk kuruldu" demiş ve olayı da vinci şifresi gibi ele almışsın. aferim. ama gel gör ki pkk 1978'de kurulduğunda sayısı yüzleri ancak bulan bir kuru kalabalıktı. eylem gücüne de zaten 1984'te ancak ulaştı. o da suriyeli kürtlerin desteği sayesinde. şimdi, eğer senin dediğin gibi 1978'de pkk, ülkücüler ile koordineli eylemlere imza atmış olsa derim ki "ulan bu işte hakkaten bir bokluk var". ama böyle bir şey yok. bunun tam tersine, yukarıda uzun uzun yazdığım gibi pkk'nın türk solu içinde palazlanması söz konusu.
bu ülkede eğer ülkücüleri darbe ortamı yaratmak amacıyla ortalığı karıştırmakla suçlayacaksan, solcuların da en az ülkücüler kadar bunda payı olduğunu reddetmeyeceksin. eğer birileri, bir dış odak tarafından kullanıldıysa, diğeri de kullanılmıştır. bu kadar basit. ikiyüzlülük yapmaya gerek yok.
bundan sonra da beyaz müslüman nick altı benim için bitmiştir. bir daha da gelmem.