falın bir kenarında köşesinde "sana üç vakte kadar kısmet var" tarzında bir cümlenin kurulacağını ve o kısmetin onu bulamayacağını bile bile gidip falcıdan medet umarlar. falcının burada her zaman kıvırma payı vardır, "üç gün mü? desem üç ay mı? üç yıl mı? üç asır mı yoksa?" der ve olay biter, söylediklerin çıkmadı diye bir şey de diyemezsin.