amerikadayken gurbet,türkiyedeyken sürgün...düsturunu iliklerine kadar hissedendir. amerikadayken türkiyeyi özlersin, türkiyedeyken amerikayı, bu iki dürtü arasında sıkışıp kalmışlık kimi zaman insanı boğar. Türkiyedeyken olabildiğince eleştirirsin, sosyo-politik,kültürel,insanlar arası ilişkiler, adalet mekanizmasının işlevselliği..vs...hepsi ama hepsi eleştirilerden nasibini alır, amerikaya gitmek istersin, sonra oradasındır, bu seferde tek düze, spontaneliğin çok uzak olduğu bu ülkedeyken kısa bir süre sonra herşeye rağmen türkiyeyi özlersin, gurbet-sürgün arasına sıkışmış bir skala içinde hayatını yaşayıp gidersin. ne olursa olsun türkiyeye birgün dönmeyi hayal eden adamdır,herşeye rağmen dönmek düşüncesini kafasının bir yerinde saklı tutar ve zamanı gelince döner.