güçlü guvvatlı, edeleli biri ağaca, merdivene, uçan kaykaya çıkar dut dolu dalı bulur onu oraya buraya sallamak suretiyle olgun dutları aşağıya indirir. aşağıda da sofra bezi gibi artık her neyse onunla düşen dutları yere düşmeden yakalamaya çalışırlar. dutlar tepeden yağmur gibi yağarken akıllı meyveler olmadıkları için sadece sofra örtüsüne dökülmez sağa sola hunharca da savrulabilir. bu savrulma işlemi esnasında sofra örtüsünün ucunu tutan insanlar da nasiplerini alır, dut banyosu yaparlar. haymanalı bilim adamları bu işlemin bebek çişinden sonra en etkili saç besleyicisi olduğunu, saçı uzattığını, beslediğini, beyaz dutun 3 tona kadar saçları açtığını, kara dutun ise koyulaştırdığını söylemişlerdir. ancak dutu sürdüğünüzde değil 2 metre yukardan şaak şaaak diye kafanıza düştüğünde işe yarıyormuş.