en dayanılmaz acıların çocuğudur, baştan aşağı bir hüzündür.
kral tv de top 10 a girmiş dandik ve hareketli bir şarkı eşliğinde, neşe içinde aracını kullanan çocuklar seyredilir gıpta ile pist kenarından. annenin eli tutulmaktadır o anda, çünkü çocuğuzdur ve salağızdır, piste düşme ihtimalimiz vardır. halbuki kafaya taktığımız o yeşil arabayı takip ederiz o anda heyecan içinde, şarkı bittiği anda saldırmak için tetikteyizdir.
bir anda susar şarkı, pist durur bir anda. annenin eli bırakılır, yeşil rüyaya doğru koşulur, o da ne!? yeşil arabaya yetişemeden daha stratejik bir noktada duran anne-çouk ikilisi bir anda sahip olur o güzelliğe. artık araba o çocuğundur, olan olmuştur. elde bilet bir anda bilinçsiz bir şekilde sağa sola koşulmaya başlanır pistin ortasında, bir teselli arabası kapılır ümidiyle. az önce deli gibi arabasını süren çocuğun arabasına koşulur, çocuk elindeki bileti sallayarak arabayı uzun bi süre işgal edeceğini alay edercesine belli eder. o sırada boş bir araba daha görülür ama elindeki bileti sallayan piç yüzünden kaybedilen zaman, o arabayı da başkasının sahibi yapar. kafa yeşil arabaya takılı kaldığından b planı olmayan çocuk, bir anda elinde biletiyle pistin ortasında kalakalır, ben ben nerde yanlış yaptım bakışlarıyla gözleri annesini ararken. ve birden hareketlenen arabalar artık kenara 'kaçılma' vakti eldiğini gösterir, zira direksiyon başındaki piçler 'kaçılsana lan' diye bağırmaktadır.
elde bilet kenara gelinir, ağlamamak için annenin eli iyice sıkılır. haftalardır beklenen çarpışan araba rüyasını 5 dakika daha beklemek kadar zor bir şey yoktur artık bu dünyada.