böbrek taşı

entry166 galeri video1
    34.
  1. Böbrekler tarafından kandan süzülen vücut için gereksiz fazla sıvı idrar şeklinde atılırken beraberinde atılan bazı katı maddeler bazen idrar yollarının içinde çökerek böbrek taşlarını oluşturur.

    idrarı oluşturan suyun az, beraberinde atılan maddelerin fazla olması
    yanında idrar içinde bulunan taş oluşumunu engelleyici bazı maddelerin
    azlığı da farklı kristallerin idrarda çökmesine neden olur.

    Çok değişik sayı, büyüklük ve yapıda taşlar görülmektedir.
    Taşların büyük bir kısmı kalsiyum içerikli olmasına rağmen çoğu zaman idrar
    içindeki kalsiyum ve diğer bazı kimyasalların düzeyleri normal sınırlardadır. Aşırı eksersiz yapan, sıcak iklimlerde yaşayan, sıcak ortamlarda çalışmak zorunda olan kişiler daha çok terleme ile sıvı kaybettiklerinden idrar miktarları azalır. Konsantre hale gelen idrar içinde taşların oluşma olasılığı çok yükselir.

    Kalsiyum, oksalat, ürat, sistin gibi kimyasalların idrarda aşırı düzeylerde
    bulunması taş oluşumunu kolaylaştırır. idrar yollarında enfeksiyon varlığında, normal yapıda olmayan böbreklerde ve ailesinde taş hastalığı öyküsü olanlarda taş oluşumu daha fazla görülür.

    Ayrıca, kullanılmakta olan mide asidini azaltıcı ilaçlar (antasidler), kalsiyum, D vitamini, C vitamini, kortizon, bazı antibiyotik ve idrar söktürücü ilaçlar da taş oluşumuna zemin hazırlayabilir.

    idrar yollarında çok farklı yapıda taşlar oluşabilir. Kalsiyum taşları en sık görülen taşlardır. Sıklıkla kalsiyum oksalat bazen de kalsiyum fosfat yapılarında oluşurlar. Kalsiyum ve oksalat idrarda fazla ise bu tür taşların oluşumuna neden olurlar. Vücuttaki paratiroid hormonunun fazlalığı, kanser, bazı böbrek hastalıkları bu tür taşlara zemin
    hazırlayabilir.

    Enfeksiyon taşları genellikle iri böbrek taşları halinde karşımıza gelirler. Bazı mikroorganizmaların idrardaki üreyi parçalayan enzim salgılamasıyla alkali hale gelen idrarda çöken taşlardır. Kadınlarda daha sık görülür.

    Ürik asit taşları etten zengin diyetle beslenenlerde oluşan asit yapıdaki idrarda çöken taşlardır. Gut hastalığı ve bazı kemoterapiler oluşumunu kolaylaştırır. Direkt çekilen röntgen filmlerinde görünmeyen taşlardır. Ultrasonografi ve bilgisayarlı tomografi incelemeleri ile tanı konur.

    Sistin taşları sistin metabolizması nın bozuk olduğu durumlarda görülebilen
    taşlardır. Çok nadir görülür ancak sık nüks ederler.

    Erkeklerde 2-3 misli daha fazla görülür. Taş öyküsü olan hastaların
    yarısında sonraki on yıl içinde tekrar taş oluşumu görülmektedir.

    Diğer bazı risk faktörleri:
    20-40 yaş arasındakiler
    Ailede taş öyküsü
    Tek ya da anormal yapıdaki böbrekler
    Sık idrar yolu enfeksiyonu geçirenler
    Kullanılmakta olan ilaçlar (bazı idrar söktürücüler, antasidler, guatr
    ilaçları) Proteinden zengin beslenenler
    Genellikle az su içenler
    Fazla hareket etmeyenler, yatalak hastalar
    Bazı ince barsak hastalıkları veya ameliyatları geçirmiş olanlar
    idrarda kalsiyum, oksalat, ürik asit gibi minerallerin yüksek düzeylerde
    bulunması
    idrarda sitrat azlığı (sitratın taş oluşumunu önleyici etkisi vardır)
    idrar pH'ındaki değişiklikler (çok düşmesi ya da çok yükselmesi)

    Böbrek içinde yerleşmiş olan taşlar eğer idrar akışını engellemiyorsa şiddetli ağrıya neden olmaz. Bel ve sırt bölgelerinde hafif adale ağrısı benzeri yakınmalar olabilir. Böbreğin tamamı taşla dolu olduğu halde hasta hiç rahatsızlık hissetmeyebilir.
    Ağrı: idrar yolu taş hastalığının en önemli bulgularından olan ağrı taşın idrar yolunu tıkadığı durumlarda ortaya çıkar. Tıkanmanın ani ve tama yakın olması şiddetli taş sancısına neden olur. Ağrının nedeni taşın gerisindeki idrar yolu içinde basıncın artmasıdır. Doğum sancısından bile kötü olduğu şeklinde tariflenebilen ağrı sırasında sıklıkla bulantı, kusma gözlenir. Ağrı, taş böbrek çıkışını tıkıyorsa ya da üretere (böbrekle mesane arasındaki kanal) yeni girmişse, genellikle böbrek üzerinde veya sırtın yan tarafında hissedilir. Taşın aşağıya doğru inmesiyle birlikte ağrı da
    kasıklara doğru yer değiştirir. *idrarda kanama: idrar yollarında taşı olan hastalarda görülebilen diğer bir bulgu ise genellikle idrar renginin hafif pembeleşmesi şeklinde tariflenen idrarda kanamadır. Ayrıca idrarın bulanık ve tortulu gelmesi, kokulu idrar
    yapma gibi bulgular da olabilir. Enfeksiyon: idrar yolu taş hastalığına sıklıkla enfeksiyon eşlik eder. idrar yaparken yanma, sık idrara çıkma gibi bulgular görülebilir.
    Enfeksiyonun böbrekleri etkilediği durumlarda yüksek ateş gözlenebilir. Bazı böbrek taşları genel sağlık muayeneleri sırasında çekilen filmlerde tesadüfen saptanır. Daha sıklıkla şiddetli ağrı ve idrarda renk değişikliği olan hastalarda yapılan idrar tahlili ve ultrasonografik görüntüleme ile tanı konur. Böbrek ve mesane arasındaki kanal (üreter) içine girmiş taşların tanısında ultrasonografik inceleme yetersiz kalmakta, bilgisayarlı tomografi ile net tanı konması mümkün olmaktadır. Kontrast vererek çekilen görüntüleme yöntemlerinde ise böbrek fonksiyonları yanında idrar yolları anatomisinin
    değerlendirilmesi de mümkün olmaktadır. Böbrek taşları rahat düşürülebiliyorsa genellikle ciddi bir problem oluşturmazlar. Taşa bağlı tıkanıklık çok uzun süreli olmadığı sürece kalıcı bir hasar yaratmaz. Ancak farkına varılmadan tıkanıklık devam ederse enfeksiyon ve kalıcı böbrek hasarları gözlenebilir. Çok sık nüks eden
    taşlarda, tıkama ile birlikte enfeksiyon varlığında, iri taşlı, sık ameliyat
    geçiren hastalarda zaman içinde böbrek fonksiyonları nda değişim
    gözlenebilir. Taş rahatsızlığı yaşayanların yaklaşık yarısı sonraki 10 yıl içinde tekrar
    taş oluşumu ile ilgili problem yaşamaktadır. Bazı şeylere dikkat ederek taş
    oluşum riski en aza indirilebilir:
    Günde yaklaşık 2 litre idrar çıkaracak kadar sıvı alınmalıdır (önemli kısmı su olarak). Taşların büyük kısmı kalsiyum içerikli olduğundan önceleri kalsiyumlu gıdalar yasaklanırken günümüzde kalsiyumun taş oluşumunu önleyici etkisinin bile olduğu saptanmıştır. Ancak çok nadir durumlarda (barsaktan kalsiyum emilimi aşırı olan, çok yüksek dozda kalsiyum tabletleri alan hastalar gibi) kalsiyum, taş oluşum riskini arttırmaktadır. D vitamini takviyeli yiyecekler ve kalsiyum bazlı antasitlerden
    kaçınılmalıdır. Hayvansal gıdalar aşırı tüketilmemelidir. Diyette tuz kısıtlanmalıdır.
    4 ...