bir babanın yapabileceği en büyük şerefsizlik

entry664 galeri video1
    176.
  1. simsiyahtı yüzü kirlenmişti. ela gözleri parlıyordu kavurucu güneşin altında, yorgunluğu; yırtık pabuçlarındaki ayaklarına inmişti, sendeliyordu yürürken. abi diyerek seslenebildiği kalabalığın içinden sıyrılarak yanıma yaklaştı. yüzünün bir kısmını kapatan saçlarını düzelttim. adın ne diye sordum. deniz dedi. saçları kirli ve kokuyordu bir okadarda güzeldi. cebimdeki cikletten çıkarıp verdim, anlık mutluluğu gözlerine yansıdı. kaç yaşındasın dedim. beş diye cevap verdi. etraftan geçen bir kaç kadının ay ne kadar iğrenç gibi anlamsız kelimeleri kulaklarımı deldi. sanki kocaman bir insanmış gibi kafasını eğdi, suratı düştü bir anda, utandı. kaldırıp başını açmısın? diye sordum. başını sallayarak cevap verdi; evet dedi. aldığım birkaç şeyi hızlı hızlı yerken paran varmı abi? dedi. neyepacaksın parayı dedim. babam bekliyor para götüremezsem ona, içki alamaz döver beni dedi. zaten alsada içtikten sonra dövüyor dedi gülümseyerek. şaşırdım önce kullandığı cümlelere; sonra afalladım bir an... çok dövüyormu seni diye sordum cevap vermedi yine başı öne eğildi. kaldırdım başını saçlarını okşadım. yemeğini bitirdi verdiğim üç beş kuruşu cebine koydu. başını uzatıp öptü yanağımdan. koşarak yolun karşısına geçti, birkaç adım sonrası saçlarından kavrayan bir adam gördüm cebindeki parayı aldı. itercesine uzaklaştırdı sonra kendinden. o an anladım acımasız denilen hayatın bir perdesi daha sona ermişti. o an anladım gün boyu etrafa attığım gülücüklerin sahte olduğunu, kendini insan, baba sana bir adamın ne kadar şerefsiz olduğunu.
    6 ...
bu entry yorumlara kapalı.
© 2025 uludağ sözlük