büyük bir kasaba. sabah işe giden, akşam evine dönen asık suratlı insanların şehri. hep bir koşuşturmaca, hep bir telaş.
kaybolduğumu hissediyorum onların arasında. üstelik çevremdeki herkes bir yerlere giderken hep kalan olmak, hep bekleyen olmak, hep özleyen olmak çok dokunuyor bana. denizi rüyamda görüyorum bazen, miss gibi özgürlük kokusu, sonsuzluk kokusu. o kokuyu içime çekerken uyandığımda boğulacak gibi oluyorum.
işte o zaman gitmeyi istiyorum çok uzaklara. kumsalda uzanıp hiçbir şey düşünmeden uyumak istiyorum. bilmediğim bir memlekette kaybolmak istiyorum, istiyorum ki bu kez beklenen ben oluyum.
hafta sonu bile çalışıyorum. kaçma planlarım bir sonuca varmıyor, olmuyor, olmuyor...