özgürlük müdür ?
acaba ?
atatürk kimdir ?
açıklamak gerekir mi ? peheyy... türkiye cumhuriyeti' nin ölümsüz kurucusudur ? kosmos' a yürümüştür, artık ölümsüzdür...
yahu atatürk' ü sevmek ya da sevmemek gibi iki farklı değer olabilir mi ?
atatürk' ü seven bir insan pozitif, sevmeyense negatif düşünceli midir ? sormak lâzım...
benim dedelerim, yemen' de şehit oldular... ah ah... ne gerek vardı değil mi ? babam ballandıra ballandıra anlatır, anlatırken ağlar...
babama şunu diyemedim hiçbir zaman, '' yahu baba, ne diye gitmiş yemen' e, ne için ya ? ne için ? kimin için ölmüşler ? ''... diyemedim, dersem, '' vatan için '' der...
e değdi mi ? değmedi... yıkıldı osmanlı imparatorluğu, sonra sarı saçlı, masmavi gözlü bir adam geldi ve dedi ki;
'' osmanlı imparatorluğu' nun 600 yıldır süren cebri hükümranlığını türk milleti yerle bir etmiştir. osmanoğulları şöyle zalimdir, böyle zalimdir, borç harç içinde bir sürü saray yaptırmıştır '' ilh...
heyhat ki bunu diyen adam, bir kaç seneye kalmaz o saraylarda oturmaya başladı...
yeri gelince osmanlı' yı itin götüne sokanlar, yeri gelince öyle bir osmanlıcı kesiliyorlar ki jön türkler görse '' bunlar kesinlikle aptal '' diye bağırırlardı...
ulan nerede görülmüş, önce osmanlı' ya bok atmak, sonra da her 29 mayıs' ta istanbul' un fethini kutlamak ! biraz tutarlı olun, biz de sizi sevelim...
konu dışına çıkmayalım...
atatürk' ü sevmek, ya da sevmemek diye bir şey yoktur...
seven, bir sebeple sever, sevmeyen bir sebeple sevmez... atatürk, benim dedelerimi astırsaydı emin olun ben de onu sevmezdim... ama benim dedelerimden biri gitmiş yemen' e, ölülerin altında kalmış şehit olmuş, biri reçberlik yapmış çiftçiymiş... umurumda mı ulan ?
bakın size bir misal vereyim;
mehmet ali erbil...
kimdir mehmet ali erbil ?
şovmen mi ? oyuncu mu ? tiyatrocu mu ?
bilemediniz, hayır...
mehmet ali erbil, menemen hadisesinde adı geçen ve idam edilen erbilli şeyh esad' ın torunudur...
şaşırdınız mı kuzucuklarım ?
mehmet alicik neden hükümete çatıp şirin gözükmeye çalışıyor ?
ama her amerika' ya gittiğinde fethullah hocasını görmemezlik etmez, elini öpmeyi unutmaz...
sonra siz de burada birbirinizin götünü ısırırsınız, '' vay sen atatürk' ü sevmiyorsun '' diye...
atatürk' ü sevmek, ya da sevmemek gibi bir değer yoktur...
sevenin de sevmeyenin de sebepleri var, kusura bakmayın ama, herkesin götü bazılarınız kadar rahat değil, bazılarının canı çok yanmıştır, bazıları çok ağlamıştır siz gülerken...
siz çankaya bizim olsun, kâbe' yi araplara verin diye şiirler yazarken ve balo salonlarında atatürk' le dans etmek için yarışan anneannelerin torunları olabilirsiniz, ama bazıları sizin gibi değil ! onlar, iskilipli atıf hoca' ların, maraşlı maşallah hoca' ların ve şeyh esadların bilmem kimin torunları... hoca değil mi ? asın hepsini değil mi ? ulan hocadan bu kadar korkmayın... ne hocalar sallandırıldı o darağaçlarında... asılırken bile son sözleri küfür ve hakaret değil, kelime-i şehadet idi... ama dur ! şeyh değil mi ? asın hepsini ! hiç düşünmeyin bu adamlar ne yapmış da asılmışlar diye ! ama atatürk... yahu evladım, atatürk tamam, anlıyorum senin sorununu ama deli götüne sarılır gibi sarılma bir şeye... her şeyin bir izahı var... izah edelim... izah edilemeyişin bile izahı var !
ben, ne çankaya' nın balo salonlarında atatürk' le dans etmek için yanıp tutuşan şimdi çoktan ölmüş olduğunu varsaydığım ninelerin torunuyum, ne de şeyh esadların, iskilipli atıf hocaların...
ben muhalifim... şimdi bazılarınızın aklına '' muhalif '' deyince chp gelir... sonra '' cahilsiniz '' denilince kızıyorsunuz...
damarlarında muhaliflik kanı akan adamın içindeki ateş öylesine kuvvetlidir ki her yerde alevlenir, durduramazsınız...
ben, ben, ben haritada deniz görmüş boğulmuş;
dokuz köyün sahibi, dokuz köyden kovulmuş...