kraliçenin kaleminden hayat dersi. ölüm daha önce hiç bu kadar anlamlandırılmamıştı. önce tel tel beyaza vurmaya başlayan saçlar, yerini hayatın parmak izleriyle dolu bir yüze bırakır. ve bir sabah uyanıp aynaya baktığımızda yüzleşiriz bize yabancı olan o yüzle. 'yok olmaz, erken daha' deriz engelleyemediğimiz bir endişeyle. ama 'hiç hazır değilim henüz' isyanlarımızı dinlemeksizin kapımıza dayanacak ve bize hiç tanıdık gelmeyen bu güz mevsimine alışmaya çalışacağız. ve bir süre sonra inadımız tutacak, 'zorla değil ya, o rengi hiç sevmiyorum' diyerek yıllardan hesap soracağız.
ne olurdu biraz daha zaman verseniz?
yıllar... öfkenizi hiç mi hiç anlamıyorum...