sinavla ögrenci alinmasina karsi olan bir sahsin muhtemelen düsünecegi seydir.
üniversiteler sinavlarini kendileri yapmali, insanlar ilgi duyduklari seylere yönelebilmelidirler. hayati boyunca "doktor" olmayi isteyip de "gemi mühendisligini" kazanmis birisi, tahminen hayati boyunca o yaptigi isi " is " olarak görecek, onunla kendisi arasinda öyle pekde sevgi baglari kurmayacaktir. bu da eger bütün genel bu vaziyetteyse o toplumun her yaptigi isi "bastan savma" yapmasina sebep "olabilecektir" - bilincli olarak "olacaktir" yazmiyorum, mutlaka istisnalar cikacaktir-.
her sahis bir bireydir, ve egitim bireysel olarak belirli bir konuya egim göstermek ve bu konuda ilerlemek , demektir. bu sahistan sahisa degismektedir. bunun zamanlarla, puanlarla sinirlandirilmasi, bireysel, kisisel bir seyin genel bir karine üretilerek cözülmeye calisilmasi demektir. mozart ilk senfonisini 8 yasinda, brahms´sa 41 yasinda yazmislardir. bu üretilen genel karine´ye göre bizim brahms´i "aptal bir adam" olarak nitelendirmemiz gerekir. ancak brahms´in yazdigi senfoniler mozart´inkilerden cok daha karmasik ve büyük yapitlardir. bu gelisim, cesaret, ilginin olgunlasmasi sahistan sahisa degisir.
üniversiteler sinavlarini kendileri yapmalidirlar.ve bunun daha önceki hayatla ilintilendirilmemesi gerekir -tamamen benim düsüncemdir, katilmayabilirsniz- aynen "ehliyet" sinavi gibi olmalidir. isteyen istedigi üniversite´ye basvurabilmelidir. sokaktaki sarapci da eliter bir adam da ayni seviye de görülmelidir. olabilir ki sokakta yatan sarapci bir dehadir, ve kendisini ifade edemedigi icin sarapci olmustur - böyle seylerin hayatta hep örnekleri görülür-.
bu noktadan cikisla, hele bugünkü devirde ben internet sayesinde fransizca ya merak sarip fransizca ögrenebiliyorsam, bir adam da siirt´te internet kafelerden girip ingilizce ögrenebilir, ve harvard üniversite kaynakli yazilari irdeleyebilir. adamin ne siirt´te olmasi, ne daha önce hic okula gitmemis olmasi, bunu yapmasina engel olmaz. eger böyle birisi varsa ve devlet sirf ürettigi cözümlerle bu adama ulasamiyorsa, o is cok da dogrudur, diyemeyiz.
ben bu öss öys ile hic hoslasmadim, simdi tam konusuyken, icimi buraya bir dökeyim, dedim. eksilendirmeler falan olabilir tabii, ama insanlarin genellemelerle bireysel idealleri köreltmeye haklari olmamalidir. bu öss ve öys tam da "genellemenin daniskasidir". bir sürü sorular "kelime oyunlariyla" bezendirilir. soruyu okumak neredeyse cözmekten daha zor yapilir. bu mudur yani insanin ilgi ve alanlarini ölcmenin kriteri....hadi canim sen de....
madem üniversite´ye giris sinavini devlet yapmaktadir, neden "bitirme" sinavini da yapmiyor? onu da yapsin. birini yapip digerine karismamak madem oluyor, neden bunlardan birisine karisiyor? karismasa olmuyor mu?