--spoiler--
kendilerine hatırlatmam gereken internet ilahları bana istatistikten gayrı bir vaad veremiyor. ne duacım ne habercim.
--spoiler--
bu iki cümleyi hatırlamasını isterim.
itina ile benden almaktan çekindiği ayarı umarım tecellilerden almıştır. (bkz: sabır)
tabi ki biz burada oyunlar oynuyoruz. boynunda kılıcı hissetmeye mahkum hangi müşrik belki de kısa paçalı, fırça bıyıklı bir cemaat çocuğudur.
--spoiler--
görüldügü gibi hakikat, entelektüel bilinçle kavranılamaz.
bu sır, çok kitap okuyarak da çözülemez;
" okudum bildim deme,
çok taat kıldım deme.
eril hakk'ı bilmezsen,
bu boşuna emektir."
er, hakk'ı bilen kişidir. hakk'ı bilen kişi ise egosunu yenmiş, yok etmiştir.
"sonsuz hiçlik" gerçegini anlamak için ego ölmeli ve biz bir hiç olmalıyız.
bir kalpte iki şey bir arada yaşamaz. ya "o" ya da ego için yer vardir.
ve ego ancak bizleri acı ve gözyaşına boğarak gider.
bu, geride hiçbirşey kalmayıncaya kadar devam eden acı bir süreçtir.
bu, "fena" halidir. yok olmaktir.
bu hal egonun hükmünü, kişinin benlik duygusunu tamamen kaldırır.
"fena" içinde kişi, bütün bütün yok olup gitmişken; allah kendi varlığında ona yeni bir hayat verir.
onu kendi boyası ile boyar. kişinin içindeki ve dışındaki bütün vasıfları değiştirir.
artık ölümün zaten alacağı egoist benlik bırakılmış, mutlak benlik onun yerini almıştır."
--spoiler--