azıcık empatiden, hümanizmden nasibini alan adam böyle der mi?
hayır, ciddi anlamda aklım almıyor; kafası kesilip çöpe atılan bir kızcağızın ailesine böyle bir suçlama nasıl yapılır!
hem de siz suçluyu bulamadan nasıl olur da böyle konuşabilirsiniz?
ama bu zihniyet yabancı değil! hatırlayın yılbaşındaki kazadan sonra da çıkıp densizin biri "gençlerin üstü çıplaktı" demişti, kendi koymadığı aleti ört bas etmek için...
yapılanlar hep aynı tarz taktik... suçu başka yöne çekeyim de benim üzerimden gitsin!
yoook, bu kez öyle kolay değil sayın cerrah, millet bombalanırken maç izlediniz; gıkını çıkarmadı kimse...
polisleriniz kaldırımdaki kadınlara tekme attı bir mayıs kisvesi altında, kimse gıkını çıkarmadı...
taraftarlara, iki yaşındaki bebelerin olduğu bir gruba bile, göz yaşartıcı bomba attırdınız; gene kimse konuşmadı!
siz herhalde cin olmadan adam çarpacaksınız...
dikkat edin sayın cerrah, siz çarpılmayasınız!
"zihniyet" değişmiyor dedik ya, bakanların başı da ne dedi sıcağı sıcağına; "cerrah'a güvenim tam!"
herhalde tam olacak; kendisi de aynı taktikle oynuyor da ondan! deniz feneri dendi mi yap bir dalga, türkan saylan'a yapılan şerefsizliği örtmek için yaptır bir kazı olsun bitsin...
türkiye uyumuyor efendiler! o eski yiyin gari dönemi bitti gari!
bak, siz böyle kapışın durun; sözde ulusalcıları yediğinizi sanın; elalem çıkıyor biz kürdistan'ın sınırını seçimle çizdik diyor...
siz kimsiniz ya pardon?
yavaş çizin de tebeşiriniz kırılmasın!
işte, celallenen cerrah'ın dramı bu, ön perdede bir piyon, arkada çizilen sınırlar, açılan kapılar...