bazilari icin hep eksiktir. eksik uykularda her turlu toplu tasima aracinda yahut denge noktasi buldugun her noktada - bu denge noktasi sira olabilir, yaslanabilecegin duvar olabilir, yeter ki agirligini tasiyabilecek bi yapi olsun- itinayla tamamlanir. gercekten, okurken butun o angaryalar, sinavlar ve is guc arasinda bi taraftan bi tarafa giderken hep cok erken kalkmak ama cok gec yatmak zorunda kaliyodum. tabi sadece okul, sinav, is guc degil ki. kacirmak istemedigin bi konser, bi daha deli gibi ugrassan bi araya hayatta toplamayacagin deli arkadaslarla gecirilen zaman. bu yuzden hep eksikti ve bu yuzden hep cok uykum oluyodu. bi ara gozum acik uyumayi bile basardim sanirim. derste uyumak buyuk sorundur ama hoca kitapta yazani okuyup okuyup ayni cumleleri bi de tek kelimesini degistirerek anlatmaya kalkinca uykunun gelmesi kadar normal bi sey yok, yine de allah'tan hoca icin kelle sayisindan fazla bi sey degildik, orda bulunmamizin tek sebebi devam otoritesiydi, kelle sayisi imza sayisiyla tuttu mu, gerisinin hicbi onemi yoktu, ister sinifta uyu, ister sinifta pisti oyna. fakat yine de, uyku arasinda nerde ulan bu hayatin imdat cekici diye falan da aranmis olabilirim. iyi ki bulmamisim, bulsam kesin ya o dandik hocalarin ya sinifta hicbi sey bilmeden onundeki kitabı ezberleyerek gecen inekgillerden birinin kafasini kirardim.