f tipi cezaevi

entry130 galeri video1
    79.
  1. Çünkü biz, yaşıyoruz hala !
    Devrimci Tutsaklar

    Belki az çok tanıyorsunuz, belki de hiçbir fikriniz yok. Belki de
    yaşamınızın bir döneminde bizlerle kesişti yollarınız, belki bir
    arkadaşınızdan biliyorsunuz ya da bir akrabanızdan dolayı tanıyorsunuz
    bizleri.

    Bu mektupta asıl yazacaklarımıza geçmeden önce bir de biz kısaca
    tanıtalım kendimizi. Kimimiz on sekizindeyiz, kimimiz elli yaşını
    geçtik. Kimimiz issizdik, kimimiz mühendis; kimimiz isçi, memur;
    kimimiz öğrenci, işportacı, esnafız.
    Neden burada yattığımızı da, neden hapishanede olduğumuzu, 'suç'umuzu
    da bilmek hakkınız. Kimimizse 'Hapishanelerde Neler Oluyor? Bilmek
    Hakkınız!' kampanyası çerçevesinde tutsakların yaygın olarak çeşitli
    kişi ve kurumlara gönderdiği mektupta, bir çağrıda bulunuluyor
    Bu mektup Tekirdağ F tipi tecrit hücrelerinde tutuklu bulunan
    devrimciler tarafından yazılmıştır.
    Sendikalarda, derneklerde, meslek odalarında örgütlendik; kimimiz
    gecekondu yıkımlarına direndik; kimimiz polisin terörüne, baskısına,
    hukuksuzluğuna karşı boyun eğmedik, karşı koyduk. Ancak hepimiz,
    IMF'nin, Dünya Bankasının sömürü politikalarına, AB'nin ve ABD'nin
    kuklası haline gelen, ulusal onurumuzu ayaklar altına alan iktidarlara
    karşı çıktık. Haklarımız ve özgürlüklerimiz için mücadele ettik.
    Sonuçta buradayız.
    Asil konumuza gelelim. F tiplerini ne kadar biliyorsunuz? Tecrit
    işkencesi nedir, hiç duydunuz mu? Bilmiyoruz. Ama Almanya'daki Nazi
    kamplarını duymuşsunuzdur. Ya da bugünün dünyasında ABD'nin
    Guantanamo'daki hapishanesini veya Irak'taki Ebu Gureyb hapishanesi'
    ni mutlaka duymuş olmalısınız. Iste ülkemizdeki F tiplerinin de o Nazi
    kamplarından, Guantanamo ve Ebu Gureyb'lerden farkı yoktur.
    Türkiye'deki F tipleri 19 Aralık 2000'de 28 tutuklunun yakılarak,
    kurşunlanarak öldürüldüğü, yüzlercesinin yaralandığı 'Hayata Dönüş'
    operasyonunun ardından açıldı. F tiplerindeki uygulamalar söyle:
    - F tiplerine gelen herkes daha önce elle ve elektronik cihazlarla
    defalarca aramadan geçirilmesine rağmen girişte atlet ve külotunuz da
    üzerinizde kalmayacak şekilde çırılçıplak soyulur. Dayatılan bu
    onursuz ve ahlaksız aramaya direnirseniz, dayak yersiniz.
    - Hastane ya da mahkemeye gidip gelirken daha hapishaneden çıkmadan
    gidişte BES, dönüşte BES kez olmak üzere tam ON kez aramadan
    geçirilirsiniz.
    - Kaldığınız hücreler TEK ya da ÜÇ kişiliktir. Tek kalıyorsanız hiç
    kimseyle, üç kişi kalıyorsanız yanınızdaki IKI KISI dışında
    -gardiyanlar hariç- kimseyle konuşamaz, kimsenin yüzünü bile
    göremezsiniz. Hastane ve mahkemelere götürülürken bile hücrelere
    bölünmüş araçlarla götürülürsünüz.
    - Mahkemeye sunacağınız el yazısı savunmanız önce hukuki bir bilgi ve
    yetkiye sahip olmayan gardiyanlar tarafından denetlenir. Gardiyanlar
    tarafından 'sakıncalı' bulunmaz ve 'olur' denilirse dilekçenizi
    mahkemeye ulaştırabilirsiniz. Yoksa el konulur.
    -Avukatınızla görüşmeye giderken yanınıza kağıt kalem almanız yasaktır.
    Hücrenizden en fazla elli adim uzaklıktaki avukat görüsüne giderken,
    gidiş ve dönüşte tam üç kez aranırsınız.
    - Bir haksızlığa uğradığınızda verdiğiniz dilekçenin akıbetini
    bilemezsiniz. işleme konulup konulmadığını öğrenmek için bile dilekçe
    üstüne dilekçe yazmak zorundasınız. (Ek bilgi; dört yıldır F
    tiplerinden verilen on binlerce suç duyurusu dilekçelerine rağmen ne
    uygulamalar değişmiştir, ne de keyfi dayatmalarda bulunan tek bir
    görevli cezalandırılmıştı r. Keza gelen ve giden mektuplarımızın da
    akıbeti belli olmaz, tıpkı dilekçelerimiz gibi.
    - Acil ve hayati rahatsızlıkları nedeniyle revire çıkmak isteyip de
    'doktor çarsıda', 'doktor uzmanlık sınavlarını kazanıp gitti'
    cevaplarıyla doktor yüzü görmeden ölenler veya bizzat 'doktor'
    tarafından hastaların kovulması F tiplerinin 'sıradan' olaylarıdır.
    F tiplerindeki tecrit uygulamalarını daha da uzatabiliriz. Hem de
    sayfalarca. Ama gerek yok. Sanırız aktardığımız bu birkaç madde bile
    yeterince anlatıyor tecriti.
    Ve simdi yeni Ceza infaz Kanunu (CIK) ile bütün bu yasadıklarımız,
    maruz kaldığımız tecrit işkencesiyle sessiz sedasız hücrelerimize
    gömülmek istemiyoruz.
    Yeni CIK'in tek bir maddesi değil, bastan sona bütün maddeleri
    incelendiğinde tecrit işkencesinin, hukuksuzluğunun yasal uygulamalar
    haline getirildiği görülecektir. Bu mektubu, bilmediğiniz,
    duymadığınız ya da şimdiye kadar da yanlış bilgilendirildiğ iniz F
    tipleri, tecrit ve Yeni CIK konusunda GERÇEKLERI bir de bizden öğrenin
    diye yazdık. Ama sadece bu gerçekleri bilesiniz, öğrenesiniz diye
    değil. Bu gerçekleri başkalarına da aktarmanızı istiyoruz. F
    tiplerindeki tecrite ve bu tecriti yasal bir uygulama haline getirecek
    olan yeni CIK'e karşı çıkmanızı istiyoruz.
    isterseniz önce dile getirdiğimiz bu gerçekleri araştırın, soruşturun;
    biz burada söylediğimiz her cümleyi dilerseniz belgelerle, tanıklarla
    kanıtlayabiliriz. Bize yazmanız, sormanız yeterli. Ancak bu
    söylediklerimizin gerçek olduğuna inanır, ikna olursanız bir
    sorumluluk da yüklenmiş olacaksınız. Her şeyden önce vicdanen, adalet
    duygunuza karşı bir sorumluluktur bu. Kendinize karşı duyduğunuz ya da
    duyulmasını istediğiniz saygının zedelenmemesi için bu sorumluluğu
    yerine getirmelisiniz. 'Bana ne' dediğinizde bilin ki, en basta
    insanlığınızdan bir şeyler kaybetmiş olacaksınız. Biliyoruz, belki
    ağır bir itham oldu ama ne yazık ki böyle olacaktır. Düşünün Ve
    unutmayın, 20 Ekim 2000'de F tipleri ve tecrite karşı başlatılan ölüm
    orucunda şimdiye kadar 123 insan öldü. 600'den fazla insan sakat
    kaldı. Belki ilk defa duydunuz, belki de görmek, duymak istemediğiniz
    bu gerçekle bir kez daha karsılaşmış oldunuz bu satırlarla.
    Sonuç olarak istesek de istemesek de, bir direniş yöntemi olarak doğru
    ya da yanlış da bulsanız, ölümlerin yaşandığı bir GERÇEK'TiR. Ve
    bilirsiniz ki, kimse durduk yerde ölmez, ölemez. Tecrit denilen
    politikanın nasıl bir şey olduğunu anlamanız için hatırlatmak istedik
    bunu da.BU MEKTUBUMUZLA BIR ZINCIR OLUSTURMAK ISTIYORUZ. Tecrit
    denilen karanlık kuyuda boğulmak istenenleri boğdurmamak için uzatılan
    bir zincir olsun, bu zinciri oluşturmak için; Mektubumuzun
    fotokopilerini çekerek tanıdıklarınıza, eşinize dostunuza
    postalayabilirsiniz ; mektubumuzu internet ortamında dağıtabilirsiniz;
    sendikacıysanı z ya da bir dernekteyseniz panonuza asabilirsiniz;
    gazeteciyseniz kösenizde yer verebilirsiniz, haber yaptırabilirsiniz;
    ev kadınıysanız misafirlerinize okutabilirsiniz; esnafsanız işyerinize
    asabilirsiniz; milletvekiliyseniz meclis kürsüsünden okuyabilirsiniz;
    bu mektubu bir gazete ya da dergide okuduysanız küpürü kesip
    cüzdanınıza koyup yakınlarınıza okutabilirsiniz. Kısacası sözlü ya da
    bu haliyle yazılı olarak elden ele, kulaktan kulağa BIR ZINCIR OLUP
    ulaşmalı bu gerçekler.
    insan düşüncesinin başka ve zorla yok edilmesine karşıysanız,
    işkenceye, haksızlıklara ve adaletsizliklere karşıysanız, insanın
    sadece mezarda yalnız kalabileceğine inanıyorsanız ve TECRIT denilen
    bu silahın bir gün size de yönelmesini istemiyorsanı z BU ZINCIRE BIR
    HALKA DA SIZ EKLEYIN! F tiplerinde tecritin kaldırıldığı, ölümlerin
    durdurulduğu günlerde görüşmek umuduyla hoşcakalın.

    TEKiRDAĞ F TiPi HAPISHANESi'NDEN DEVRiMCI TUTSAKLAR
    5 ...