canakkale ye yaptigimiz gezide rehberin anlattigi kadariyla;
"ingilizler tarihin en buyuk donanmasiyla (yaklasik 250 parca) canakkale bogazina girmisler, cok cetin deniz savasi baslamistir. ("bizim attigimiz her mermi suyu göğe, onlarin attigi her mermi toprağı göğe katmaktaydi") topragi ingiliz savas gemilerindeki toplar 3x menzilli iken turk ordusundakiler 2x uzakliga ates edebilmektedirler. bu toplar kiyidaki tabyalardan (askerlerin barindigi bir cesit siper) ateslenmektedirler. simdi nereli oldugunu unuttugum seyyit onbasi nin tabyasinin cok yakinina bir mermi isabet eder ve 15 askerin 12 si o anda sehit olur.kisa boylu ve guclu kuvvetli onbasi seyyit, bir arkadasi ve bunlarin cavuslari yara almazlar. cavus yakindaki bir tabyaya yardim istemeye gider, bu sirada seyyit onbasi, ateslemek icin nerden baksan 7-8 kisilik bir ekip gereken; mermisi vincle kaldirilan topa bakar; o anda ates edemedikleri icin icinde bir eziklik hisseder. yanindaki arkadasina "yardim et su mermiyi kaldiralim" deyiverir. agirliginin 275 kg. oldugu rivayet edilen mermiyi o an insan ustu bir kuvvetle sirtlayip basamaklardan cikar ve topu güc bela ateslemeyi basarirlar. öykünün ünlü olmasının asıl nedeni ise seyyit onbasinin mermisinin kraliyet donanmasinin goz bebeklerinden (bkz: hep de öyle olur zaten) ocean zirhlisi ni -dümen tertibatindan- vurmasidir. denizcilikten anlayanlar bilirler; dümen tertibatından vurulan gemi oldugu yerde dönmekten baska bir manevra yapamaz. bunun uzerine ocean zirhlisi , eskortlariyla birlikte bogazdan cekilmek zorunda kalir.
seyyit onbasinin kahramanligi ordu icinde buyuk takdir toplamısdır. kendisi mustafa kemal le tanismis ve ödül almayı şiddetle reddetmiştir. yine de kendisine 7 yildir gitmedigi memleketine dönmesi teklif edilmiştir. karisini ve hic görmedigi cocugunu görmek için bu teklifi kabul eder ve döndügü köyünde mütevazı bir hayat sürer seyit onbasi. eee ne demisler, bazen gercekler kurgudan daha ilginctir.