mutsuz son

entry15 galeri
    5.
  1. bir gece kulübünde temizlikçi olarak çalışıyordu. sakin insanların takıldığı sakin bir mekanda sakin bir hayattı onunkisi...bir yerleri pislikten arındırmak...fena bir şey yapmadığını düşünüyordu. hayır bu işini sevdiği anlamına gelmiyordu. şimdilik karnı doyuyordu. oda kirasını ödeyebiliyordu vs...ama asıl tutkusu kendi şarkılarını söyleyebilmekti."temizlikçilikten gelen rockstar!" biraz hayal kurmanın kimseye zararı yoktu.

    günlerden bir gün, kulüpte çalan grubun solisti haber vermeksizin gelmemişti. içeride bekleyen 4-5 masa dolusu insan vardı, sabırsızlıktan geberdikleri söylenemezdi ama yine de keyifsiz bir akşamı birkaç canlı şarkı ile canlandırmaya çalışsalar hiç fena da olmazdı. solist hala ortalıkta yoktu. davulcunun kulağını eğildi: "hocam, isterseniz ben söyleyebilirim" dedi. davulcu hiç şaşırmadı. davulcunun hiç şaşırmaması karşısında, çok şaşırdı. "e iyi o zaman geç bakalım..." davulcu eliyle mikrofunu gösterdi. üzerindeki iş kıyafetini çıkardı. kot ve t-shirt...bu şekilde daha rocker'dı. mikrofonun başına geçti. tüm çekingenliğiyle mikrofona iki kere vurdu: "böylesine ucuz bir klişeyle sahnelere merhaba diyeceğim hiç aklıma gelmezdi. selam olsun size ey insanlar" dedi. beklediği bir moral alkışıydı. gelmedi. biraz bozuldu. davul girdi. gitarlar girdi. sıra ondaydı. beklediği an gelmişti işte. heyecanla vokale başladı; ki... tam o anda, karşısında onu gördü. grubun asıl solistini...şaşırdı. yine de şarkıyı söylemeye çalıştı. solist gruptakilerden özür dilercesine elini kaldırdı. duduklarını büktü. davul ani bir atakla şarkıyı sonlandırdı. gitarlar sustu. solist sahneye zıpladı. "eyvallah, ben devam ederim..." diyerek, sırtına vurdu. grup şarkıya yeniden girdi.

    sahneden indi. seyircilerle karşı karşıyaydı. ucuna hüzün kırıntısı eklenmiş bir moral bakışına muhtaçtı. bizzat böylesine bir beklenti içerisinde olmanın verdiği berbat duyguya, seyircilerin onu hiç umursamaması eklendi. kendisine el kaldıran barmeni gördü. ağır ağır yanına gitti. "takma kafana" dedi barmen. cevap vermedi. acı bir mutsuzluk boğazını tıkamıştı. "al" dedi barmen,"turgut uyar votkası...iyi gelir"...votkayı bir dikişte bitirdi. gırtlağının tüm mutsuz hücreleri acı acı yandı.

    artık yaptığı konuşmaların, hareketlerin, çevresinde olan biten her ne varsa kayda geçirilmediğini sezemedi. çünkü hikaye sonlanmıştı. sonlanmalıydı...
    0 ...