malihulya

entry6 galeri
    6.
  1. "ikisi de duygularından emin değildiler. belki biri kovalanmak ve yakalanmak istiyordu, ama diğeri kaçmasını ve saklanmasını istemiyordu. birinde kavuşmak tehlike, diğerinde ayrılık belaydı. kulun derdi kulluktan kurtulmak, sultanın endişesi kula kul yazılmak. köleye bela olan esaret, sultana erişilmez nimet. hangisi köle, hangisi efendi, hangisi av ya da hangisi avcı belli değil... burada sultan kim, kul kimdi artık karışmıştı. esir gibi kapı eşiğinde bekleyen sultan da, sultana benzer ev sahibi esirdi sanki. muhteşem bir dilenci, haşmetli bir köle... zamanın unutulduğu, saatlerin kurulmadığı bir anda, titreyen bir ses dağıttı tılsımı. şairin bütün cesaretini toplayıp, kalbi durma derecesindeyken titreyen sesiydi bu:
    - gülümse bana güzel!... gülümse bana!...
    ...
    şair donup kalmıştı. ne yapacağını şaşırdı, hangi şiirini okusa yakışıksız, hangi dizeleri uydursa eksik kalacağını biliyordu. bütün şiirlerini bir araya getirse, bu güzelin gerdanındaki bir tek beni için bile layıklı sözler söyleyebilmiş olamayacağını düşündü. o anda aklından geçen gazeli okumaya karar verdi...
    ...
    aşk bir şiirin adı olmalı. şair kendince bir malihülyaya kapılmıştı..."
    2 ...
bu entry yorumlara kapalı.
© 2025 uludağ sözlük