yazıları ile insanı bunalıma sokabilecek bir yazardır. severim kalemini, anlatımını, düşüncelerini.
her duruma verecek cevabı olanlardan içten yazıları olan ve arkasından taklitçi ayşe özyılmazelin geldiğini düşündüğüm yazardır. *
örnek vermek gerekirse,
Belki de sen iyi bir derssin bana. Senden sonra sevebileceğim biri mutlaka olacaktır. Kötüler kötüsü şablonun bundan böyle iyileri daha çabuk bulmama yardıma olacak...
Bu aynlığa öyle güzel hazırladın ki kendini. Öyle geri dönüşsüz, öyle derindi ki attığın keşkeler... Bana yaşattığın her şeye teşekkür ederim. iyi ve kötülere. Ama yine de. Bitirmeden bilmeni istediğim birkaç şey var...
Biz seninle. Kocaman bir bahçe gibiydik. Büyük bir göl. Püfür püfür bir bulut. Her aşkın ilk günü böyle midir? iki kişi bir bütün olunca kaplar mı her yanı?
Aral Gölü'nün hikâyesini anımsıyor musun?
Televizyonda bir klibe rastlamıştık. "Neresi burası?" diye sormuştuk. Ahmet bizdeydi. "Aral Gölü'ymüş bir zamanlar," demiş ve anlatmaya başlamıştı...
"insanoğlunun kendi elleri ile doğaya verdiği gözle görülür en büyük zarar, en büyük ihanet," diye...
"Bir zamanlar Aral Gölü dünyanın en büyük dördüncü gölüymüş. Bu gölün kenannda bir liman kenti varmış; Munyak. Şimdi Munyak'ta gökyüzünü toz ve tuz kaplamış durumda ve bebekler orada çok yaşamıyor. Çünkü bir zamanlar su olan yerlerde şimdi çürümüş gemiler ve iskeleler var. Çünkü artık su çok içerde. Çünkü Aral Gölü haritada artık biribirinden kopmak üzere olan iki küçük su lekesi."
Üzüntüyle ekrana bakmıştık. Ahmet anlatıp duruyordu. "Kuzeyde buzların erimesine ve sera etkisine neden olan olan tozlann yüzde onu Aral'ın kurumuş tabanından çıkıyormuş. Artık kurtarma çalışmaları."
Ahmet konuşurken sana bakmıştım. ikimiz Aral Gölü'ne benzemeye başlamıştık.
Sen ısrarla yollanmızı başka yönlere çevirmeye çalışıyordun. Israrla kurutuyordun beslediğimiz iç denizi. Bugüne geleceğimiz belliydi. "Kendi hayatlarımız" derken "biz" olmaya hevessiz gönlün kuruttu işte sonunda "biz" !.
Evet gidiyorum şimdi. Arkamda bir toz bulutu bırakarak. Sen belki çok sonra farkedeceksin çürüttüğün gemileri, ıssız bıraktığın iskeleleri.
Ama bu senin kararındı.
Dost olmak yok bende. "istediğin zaman ara beni, başın sıkıştığında ben buradayım," filan gibi sakın kurma bu cümleleri.
Sana güzel bir yaz günü gelmiştim. Karlı bir sabahta gidiyorum. Beş mevsim yasamışız beraber. Beş mevsim bir "iç denizi" kurutmaya yetti.
işte böyle sevgili...
Biz artik seninle haritada iki küçük su lekesi,
Hiçbir nehir kavuşturamaz bizi.