sus bitanem sözü ayağa düşürmeyelim. Bir hikaye anlatalım ve sükut edelim. leyla'ya sormuşlar hani "sen mi kaysı daha çok sevdin; yoksa o mu seni sevdi?" diye. "elbette ben onu daha çok sevdim!" demişti leyla. kays adını duyar duymaz gözünden yaşlar boşanarak. "elbette ben onu daha çok sevdim!" "nedir delilin, nasıl ispat edersin onu daha çok sevdiğini, üstelik o senin için çılgınlığa varmış, aklını yitirmiş mecnun olmuşken?" o vakit leyla ağlayarak "dostlar!" demişti, "sırdır ki gizli gerekir, sevgilinin adını dile düşürmek, hakikatte ayıptır. kays bir dağ delisi gibi davrandı, gitti sahralarda, çöllerde aşkımızı ona buna anlattı, bense kimseciklerle paylaşmadım onun sevgisini, içimde büyüttüm, büyüttüm, büyüttüm... budur ki benim onu daha ziyade sevdiğime delildir."
(bkz: leyla ile mecnun)
(bkz: leyla ile meczup)