Deveye hendek atlatmaktan zor olan bir durum. doğduğunuzda kulağınıza isminiz değil ,'gece dışarı çıkmak yok, erkeklerle gezmek yok, kısa etek ,göğsü açık giymek yok, evlenene kadar sevgili bulmak yok vs.' yasaklar fısıldanır. Büyüyüp serpilip geliştikçe baskı artar ve bu lafları sürekli işitmekten bıkarsınız, zaten beyninize kazındı ne gerek var ki, tekrar tekrar duymaya. Ancak ilk gençlik asiliğiniz geçip hayatla tanışınca anlarsınız 'kızım sana güveniyorum ama erkeklere güvenmiyorum' diyen ana babanızı. Otobüste sıkıştırıldığınızda, yolda laf atıldığında, aksilik otobüs gelmese geç bir vakitte, züppelerin 'yavruumm, bırakalım mı?' lafını duyduğunuzda, takip edildiğinizde..en kötüsü sırf bu olaylar yüzünden şehrin güzelliklerini bile yaşayamamanız, köylerde yaşayan kızlarımızı anlatsak zaten roman olur. 'okumak istiyorum' bile diyemiyorlar! Kalanını yazmasam da herkes biliyor zaten.