ilginçtir ki; şii ve sünniler (ve alt grupları dahil) arasında ne derece büyük fikir ayrılıkları olursa olsun, her iki kesimin de muaviye ve temsil ettiği fikir karşısında tüyleri diken diken olur.
islamiyet bir devlet dinidir, bu yönüyle kendisinden önceki semavi dinlerden ayrılır. Şu demektir.. muaviye ve emevi ekolü; iyi ya da kötü icraatlarının bakiyesi neticesinde, 100 yıl sonra islamiyet’i çin’den fas’a kadar yayılmış bir din haline; daha da ilginci, bir üst kimlik ve tabi olunan bir hukuksal sistem haline getirebilmiştir.
Bunu ve bunu yapma yöntemlerini bir kenara koyalım; muaviye’nin adı dahi beni, şeytan görmüşe çevirmeye yeter. Çünkü; hata mı yapıyorum yoksa doğru mu, öte tarafta nasılsa görürüz ama, gözlerim bir farkı da ayırt edemiyor..
Benim, peygamberin ailesine camilerde lanet ettiren, peygamber torunlarını lime lime ettiren allah’ın bir yaratığıyla ortak bir noktam olamaz.. bunun mezheple falan bir ilgisi yok… mezhep inancı değiştirmez, inancın uygulamaya yansıtılması konusundaki basit görüş ayrılıklarını tanımlar. Muaviye ise, bunun çok üzerinde bir kutsala dokunmuştur.